Sevdiğim gönlümün geçtiği olsun gerekirse uğraşırım, gerektiğinde uğraşıp ayağa kaldırmaktan (aracın geçmişini, neyle karşılaşacağını bilmediğim için) zevk alırım dersen her türlü alınır, yok ben garanticiyim araçla uğraşmak hiç bana göre değil dersen hiç bulaşma.
Açıkçası Şuan zaten tata xenon kullanıyorum tüm sorunlarıyla üşenmeden uğraşıyorum ancak onun parçasını bulmak çok kolay oluyor, kaporta parçası hiç lazım olmadı şükür kalan parçaları da gerektiğinde range Rover veya Jaguar dan temin edebiliyorum. Bundan önce 0 aldığımız c3 vardı, full servis bakımlı olduğundan onunla uğraşmak kolaydı ancak genç yaşta olsam da sürekli kamp yapmaya gittiğimden araç küçük geliyordu mecbur değiştirdim. Tatayı aldığımda o 100bin kmdeydi şimdi 170 binde, 3 ayda bir sanayi yolu görünüyor bana. Bu kabul edebileceğim bir aralık. Ama bunu aldığımda çıkıp da her hafta başka bir sorun çözeceksem ve bunlar maliyetli olacaksa öğretmen maaşıyla yetişebilir miyim bilmiyorum

[automerge]1676223831[/automerge]
Mazda kalitesi ve ona sahip olmanın imkan ve bütçe dahilinde olması artı bir.
Dizel; titiz kullanım ister geçmişinde bu titizlik var mı bilinmediği için eksi bir.
Sahibinden olsa belki bazı sorulara yanıt bulmak kolay olurdu.
Hocam bana bu araç titiz kullanılmış ve bakılmış gibi geldi. Elimde obd scanner var zaten, eğer obd girişi varsa bunda hata vs. varsa baktığımda göreceğim. Eğer yoksa 340 binde arıza vermeyen araba zaten titiz kullanılmıştır gibi geliyor bana. En kötü ihtimalle ilk etapta yaşadığım tüm sorunları çözerim, sonrasında ben zaten gergin bir insanım, dip gaz yapmam, süratli kullanmam ve bakım geciktirmem. Yaşlıya yaşlı gibi davranmak bana kolay geliyor

. Ama yukarıda da dediğim gibi eğer her ay iki üç kez sanayiye gitmem gerekecek diyorsanız, çok bu topa girmenin anlamı yok.