Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yüce Türk Adaleti !!

Konu, 'Hukuk' kısmında domestos tarafından paylaşıldı.

  1. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Bir çok şeyi az çok biliyordum da; hırsızlık davasının 9 yıl sürebileceğini, karşılığında da 1 yıl 8 ay gibi bir cezanın verilebileceğini hiç düşünmemiştim...

    Allah kimsenin işini, devlete ve kurumlarına düşürmesin. Bu hale gelmesine de çanak tutanlara kapak olsun... :mad:

    [​IMG]
     
    ezmocesteri, hakan_emre ve Olgun bunu beğendi.
  2. hagakure

    hagakure Aktif

    Araç Markası:
    2004 Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya
    Olayın içeriğini anlamadım ama şimdi bu hırsız arkadaş 9 yıldır yargılandı sonra 1 yıl 8 ay ceza aldı ee sonra bu ceza geçerli mi yoksa elini kolunu sallayarak gidiyor mu? insanı neden orman kanununa yönlediriyorlar baltamı bilemem gerekiyor mu? benim kafa gitti.....
     
    Güneş, domestos ve Olgun bunu beğendi.
  3. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    Çok enteresan gerçekten :)
     
  4. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Pardon tam detaylı açıklamamışım abi özür, iyi ki soruyu sordun... :)

    9 yıl yargılandı ve 1 yıl 8 ay ceza aldı, neden 1 yıl 8 ay diyecek olursak da; onun da dansözlüğü var, 3 yıldan az verilen cezalar yatmadan ya ertelenebiliyor ya da denetimli serbestlik hükümleri gereğince infaz ediliyor yine hapis yatmıyor...

    Bu 3 yıl olayını şu şekilde istismar ediyor sistem yani yüce Türk Adaleti... :) Hırsız kardeşe iyilik yapacaksa 1 yıl 8 ay, 2 yıl 6 ay gibi rakamlarda ceza veriyorlar ama hırsız kardeşe gıcık olduysa hakim amca; 3 yıl 4 ay, 3 yıl 8 ay gibi 3 yılı geçen cezayı yapıştırıveriyor; paşa paşa Paşakapısı Cezaevinde buluyor kendini... :D :D

    Mağdur vatandaşın artık nesi çalındıysa; karşılığında 9 yıl mahkeme sonucunu beklemek ve böyle garabet bir kararla çalanın yanına kar kaldığını öğrenmek de cabası olarak bünyeye etki etmiştir artık... Senin de belirttiğin gibi abi; bu durum giderek orman kanunlarını devreye sokuyor maalesef...

    Ben kağıdı gördüğümde şoke oldum ki; bu olayın mağduru neler düşünmüştür artık kim bilir??

    Bu yargılamaya alet olup, kararı veren sayın yargıç da; aylık 12 bin küsur lira maaş ile keyifle hayatını fanus içinde sürdürmeye devam ediyordur galiba, sanırsam, herhalde... :D :D :D

    Bu ülkede ve sistemde daha ne enteresanlıklar var da; halk bilmiyor... Vaktinde Sistem kendisini Halktan öyle bir ayırmış ki bir birinden; şaşırmamak elde değil...
     
    Güneş, Olgun ve hakan_emre bunu beğendi.
  5. hagakure

    hagakure Aktif

    Araç Markası:
    2004 Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya
    Suçlunun mahkemeye takım elbise ile gelmeside iyi hal değil mi? neyse içimden bol miktarda cümleler taarruza geçti.
    Anladım ki bu ülkede suçlu olup en güzel mağduru oynayan her daim kazanıyor - bu yazdığım suç teşkil ederse hemen siliverin başım belaya girip takım elbise giymek zorunda kalmayayım :)
     
    domestos ve Olgun bunu beğendi.
  6. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Davaya bak, hay maşallah, bu kadar ertelenip 9 yıl sürmesinin sebebi ney acaba
     
    Son düzenleme: 20 Kasım 2015
    domestos bunu beğendi.
  7. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Sebep olarak en az 20 madde yazarım ama konu başlığına güvenmediğim için kollarına kendimi bırakmak istemem... Bu sistemin ne yapacağı belli olmaz, köpekleri salıverirler de; taşları bağlarlar...

    :)
     
    ezmocesteri ve hagakure bunu beğendi.
  8. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Adalet? Mazda mı bu?
     
  9. Belash

    Belash Sessiz

    Dikkatinizi çekerim karar da bahsi geçen suçlu bir çocuk. Açıkta olan bir ürünü çalma suçu işlemiş, baklava gibi, meyve gibi, teşhir dolabındaki kola gibi...

    Ama tabi ne çaldığını bilemiyoruz, çok değerli bir şeyde çalmış olabilir. Fakat özellikle dikkat etmemiz gereken şey kararda bir çocuktan bahşedilmiş olması.

    Ben şahsen tatmin oldum.

    Lenovo P70-A cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
  10. Güneş

    Güneş Katılımcı

    Araç Markası:
    İtalyan Manita :)
    Araç Renk ve Tip:
    Gri At...
    Hayır abi sana katılmıyorum!
    İşlenen şuçun büyük yada küçük olması önemli değil! Sonuçta bir kural, yasa, kanun çiğnenmiş ve bundan dolayı birileri mağdur olmuş! Adı üzerinde suç!
    Bunu bu yaşta yapan ve bu kadar az ceza ile kurtulan ilerleyen yıllarda neler yapmaz! Nasılsa devlet az ceza veriyor hesabına!
    Buna benzer bazı küçük olayları Blog sayfasında da yazdım. Okumanızı öneririm.
    Bana kalırsa denetimli serbestlik sadece ve sadece sicili temiz, daha önce herhangi bir ceza almamış ve hafif sayılabilecek suçlarda olmalı!
    Hırsızlık, dolandırıcılık, tecavüz, cinayet, örgütlü suçlar bu kapsam dışında tutulmalı!
    Örneğin devlete borcunu ödeyemeyen adam bugün o borç için hapis yatabiliyor ise bu çocuk hırsızlıktan ötürü kesin olarak daha ağır cezalandırılmalı!
     
  11. Belash

    Belash Sessiz

    Çocukların işlediği suçlardan çocuklar sorumlu tutulamaz. Zaten suçlu çocuk değil, suça sürüklenen çocuk denmesi de bu yüzden.

    Adamın mağduriyetini devlet sosyal sorumluluk kapsamında gidersin, çocukta rehabilite edilsin desen tamam. Ama çocuklar mahpusa atılmasın isterim. Zaten hapse düşen çocukların çıktıklarında nasıl insanlar haline dönüştükleri de malûm.

    Lenovo P70-A cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    ismail-1903 bunu beğendi.
  12. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Bu durum; evrensel hukuk kurallarının olduğu gerçek demokrasilerin ve vicdanın bulunduğu ülkelerde senin yazdıkların gibi olmalı veya kesinlikle öyledir bundan şüphem yok... Ama bizim ülkemizde bunu uygulamak kesinlikle mümkün değil, ki; verdiğim örnek en çarpıcı olanı bence...

    Çocuk suça sürüklenmiş olabilir ama bunu sırf "çocuk" diye tolere edersek;

    1-Ailesi çocuğu bu işe sürükleyerek evin geçimini kanunsuz ve ahlaksız bir şekilde sürdürmeye başlıyor.

    2-Çocuk ailesinden gizli hırsızlık ve kanunsuzlukla büyüyor.

    3-Devlet maalesef ki; (her sektörde olduğu gibi) insanları ve çocukları gerektiği gibi rehabilite edemiyor, ha ıshalevine düşmüş, ha yurda düşmüş ha sokakta dolaşmış hiç bir farkı olmuyor.

    Konuya örnek olan davadan devam edersek;

    1 Yıl 8 Ay ceza verilen bu çocuk; hiç bir şekilde cezaevine girmedi, ıslahevine götürülmedi... Şu anda; 26 yaşında ve hırsızlık ile başladığı suç repertuarında "cinsel saldırı" dahil 10 adet suç kaydı var... Hamile bıraktığı 18 yaş altı kız şikayetçi olmadığı için yine cezasını çekmedi ve ortada bu suç makinesinden olma minik bir yavru da piyasaya kazandırılmayı bekliyor maalesef...

    Peki şimdi 26 yaşında olan bu çocuğun kafasındaki düşünce nedir??

    "Hırsızlık yaptım, yaşı küçük kızı hamile bıraktım, bi tane oğlum var, çeşitli suçlar işledim ama elimi kolumu sallaya sallaya geziyorum" diyerek yeni suçlara yelken açıyor olabilir mi?

    Evet maalesef; kafasındaki düşünce bu...

    Her iki suçu toplum ne ile adlandırılıyor; "yüz kızartıcı suç" bu kişinin yüzü kızarmıyordu ama... Bir gün gelecek; senin benim gibi insanların canını bu ve benzeri binlerce çocuk gelip yakacak/yakıyor...

    O zaman da; "çocuk bu yaa amaaan ne olacak" diyebilecek varsa; ben yanlış düşünüyorum.

    Pardon !!
     
    Son düzenleme: 21 Kasım 2015
    hagakure ve ezmocesteri bunu beğendi.
  13. Belash

    Belash Sessiz

    Bizim ülkemizde uygulamak kesinlikle mümkün değil diye kestirip atmak olmamış abi. Uygulamak kesinlikle mümkün değil çok büyük önyargı barındırıyor ki, bunu aşmamız lazım. Uygulanmıyor ama uygulamak için her şeyi yapmalıyız tavrı daha doğru.

    1- Ailesi çocuğu bu işe sürükleyerek evin geçimini tedarik ediyorsa çocuk değil, aile cezalandırılmalı. Nitekim 1.400 yıl öncesinin kaidelerine göre yönetilen şeriat ülkelerinde dahi eğer ailesinin yönlendirmesi varsa ceza çocuğa değil, ebeveynlerine kesiliyor.

    2- Ailesinden gizli hırsızlık ve kanunsuzlukla büyüyorsa başkası teşvik ediyor demektir. Zaten çocuk denmesinin sebebi de bu. Başkasının güdümüyle rahatça yoldan çıkartabilen çocuğa ceza kesmek yerine onu teşvik edenlere ceza kesilmeli.

    3- Devlet rehabilte edemiyorsa kendi kusurunu kabul etmekle mükelleftir. Madem çocuğu rehabilite edemiyorum, kusurumu gizlemek için cezaları dayayım mantığı da çok ters geliyor bana. Suçlu olan devlet ama devleti suçlayacağımız yerde çocuğun cezalandırılmasını istiyoruz, bu bence çok doğru bir yaklaşım değil.

    Bir de abi örnekler genellemeleri doğurur ama senin örnek genelleme yapmak için yeterli değil. Tüm dünyada modern psikolojinin argümanları kullanılarak yasalar çıkartılır. Bu çocuk ceza almadı, cezaevine götürülmedi, şu kıza bunu yaptı yine yanına kar kaldı şeklindeki yaklaşımlar yetersiz genellemeye girer ki, tüm genellemeler zaten yanlıştır :)

    Çocuk cezaevine erkenden girseydi belki de hapiste de bir kaç olaya karışacak, dışarıya ciddi bir suç makinesi olarak çıkacaktı. Aile babalarının tepesine çöküp belki de cinayet işleyecek, ailelerini perperişan edeceklerdi. Ne diyecektik, devlet içeri atmasaydı böyle olmaz mıydı diyecektik? Pek tabi demeyecektik.

    Senin örneğinde de çocukken işlediği suçlardan dolayı rehabilitasyona gönderilmemiş olması devletin asli kusurudur. Devlet hakikaten rehabilitasyona sokabilseydi ve onu suça yönlendiren kişileri cezalandırsaydı bu adam böyle biri olmayacaktı. Çocukların doğuştan gelen bir masumiyetleri vardır. Bu masumiyeti yapacak bir şeyimiz yok maalesef deyip yok saymak pek doğru gelmiyor. Yapacak bir şeyimiz yoksa yapmak için mücadele edeceğiz. Ama yine de çocukları cezalandırmayacağız.

    Bir de suça itilmiş çocuklardan yana belki de en çok çekenlerden biri de benim. Gençken açtığım playstation salonumun kapısını kırıp tüm makinelerimi çalanlar da çocuktu, internet kafemin içinde saklanıp tüm mutfağı alt üst edip monitörlere dışkısını yapanlarda çocuktu, arabamın camını patlatıp fotoğraf makinemi alanda çocuktu, cep telefonumu yürüten de çocuktu. Hepsinde de çocuk olduklarını öğrendiğim anda davamdan vazgeçtim, akıbetleri ne oldu bilmiyorum. Ve hatta telefonumu çalanın çocuk olduğunu öğrendiğimde gidip telefonu kendim düşürdüm, bulunsun diye çalındı demiştim diye ifade de verdim. Savcı tanıdık olmasaydı muhtemelen adli makamı yanıltmaktan dava bile açabilirdi bana.
     
    domestos bunu beğendi.
  14. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Pardon, ben yanlış düşünüyorum bu konuda... :)
     
  15. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
  16. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Can Dündar hakkında iyi şeyler düşünmesem de, yazı çok yerinde olmus ve hukuk sisteminin ne halde olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş, ve bunu 30 yıllık hakim yazmış, olay bitmiş.
     
  17. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Sistemi kişiler üzerine inşa edersen bir gün ya tıkanır ya çöker...

    Sistem; her dönem kendisine düşman icat etmeyi başarıyor maalesef...
     

Sayfayı Paylaş