Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yeşilçam'ın Unutulmaz Emektarları !!

Konu, 'Sinema - Televizyon' kısmında faroz_52 tarafından paylaşıldı.

  1. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    [​IMG]
    1974 – Otobüs

    -Tunç Okan oyunculuğu bıraktığını açıklayıp 6 yıl gibi bir ara verdikten sonra Otobüs’ün yönetmen koltuğundaydı. Oyunculuktan yönetmenliğe geçişin en dikkat çeken örneklerinden biri olan Otobüs, Okan’ın senaryosunu bir gazete haberinden esinlenerek yazdığı yıllarca yasaklı kalmış bir yapım.
    Üçkâğıtçı bir şoföre bel bağlayıp yaşadıkları yeri terk edip daha iyi şartlarda yaşamak adına İsveç’e kaçak işçi olarak giden 9 adamın otobüs içinde sıkıştıkları hüzün dolu hikayeleri.
    Söz konusu Türk sineması ve arabalar olunca bu perdeli ve ürkek camlı otobüsü eklememek mümkün olmuyor.
    Film yavaş yavaş gösterilmeye başlandıktan sonra eleştiriler hız kesmeden yönetmenin kulağına gelmeye başlar. Tunç Okan ise aldığı eleştirilere verdiği röportajda şöyle cevap veriyor: ”Bütün bu bilgisizliğin, acemiliklerin daha doğrusu sinema piyasasının, sinema sisteminin dışında film yapmanın benim için çok yararı oldu. Çok şey öğrenmemin yanı sıra, düşünce özgürlüğüme sonuna dek sahip çıkabildim. Yine bu filme amatör bir tavırla yaklaşmam sonuç üzerinde de olumlu noktalar yarattı. Başlangıçtan beri yapmak istediğim bu çatışmayı, bir büyük uyumsuzluğu, aykırılığı ortaya koymaktı. Tekniğiyle, aşırı gelişmiş tüketim toplumuyla az gelişmiş toplumun insanlarını karşı karşıya getirmekti. Bunların birbiri ile olan kendi içlerindeki çelişkiyi, aralarındaki korkunç çatışmayı vurgulamak istedim. Yoksa amacım sansürün ve bazı aydınlarımızın iddia ettiği gibi ne Türk işçisini ne Türk insanını küçük düşürmek değildi. Filmdeki işçiler Türk değil, herhangi bir az gelişmiş toplumun insanları olabilirdi. Türk olmaları bir rastlantıdır. İtalyan ya da İspanyol olsalardı film bildirisinden bir şey kaybetmeyecekti…”
    [​IMG]
    1974 – Mavi Boncuk
    Emel Sayın’ı halıya sarıp kaçırarak Türk sinemasının en bilindik kaçırma sahnelerinden birine imza atan kadronun efsane arabası huzurlarınızda. Kemal Sunal’ın oynadığı Kaymakam Cafer’in yırtık çorabı, kırık tarağı gibi arabası da bir türlü doğru düzgün çalışmaz. Filmin birçok sahnesinde 6 kafadarı bu arabayı çalıştırmak için çabalarken görecektir izleyici.
    Bu büyük kadronun bir araya geldiğinde kötü bir iş çıkarmaları mümkün değilken bu filmde de harikalar yaratıyorlar. Metin Akpınar’ın söylediği şarkıyla eğlenip hemen ardından kucağında yapma bebekle çarşaf giymiş Zeki Alasya’yı görünce daha da keyifleniyoruz.
    1974 – Köyden İndim Şehire
    Dört kardeşin fırın önünde unuttukları çuvalı alıp kendilerini attıkları otobüsteki diyalogları sahneyi eklememiz için yetiyor da artıyor bile.
    [​IMG]
    1975 – Ah Nerede
    Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan’ın baş rollerde oynadığı en sevimli filmin en sevimli sahnesi tabii ki pikniğe gidilen otobüste geçiyor. Piknikte papatyalar arasında uyuyan Zehra Ferit’in kendisini öpmesine sinirlenir, ancak olay bununla kalmayacak, dönüş yolunda otobüsten sarkıp bir yakışıklı tarafından yeniden öpülecekti. Hatırlamak isteyenler için.

    1975 – Deli Yusuf
    Cüneyt Arkın’ın azmedip kendine özel imal ettiği bu fantastiko araç bi Kara Şimşek’i aratmıyor açıkçası.
    [​IMG]
    1976 – Aile Şerefi
    Zengin babasının şımarık oğlu Oktay nefret edilen karakterler arasında zirveye oynar cinsten. Arabasıyla çarptığı çocuğun ablasını babasından kendisine bir eşya gibi almasını isteyen hatta bu uğurda neredeyse ağlayan, havuzlara atlayan Oktay’ın yaptığı kaza bir ailenin yaşamının savrulmasına neden olacaktır. Bu arada Oktay’ın babası da en az oğlu kadar iğrenç bir karakterdir.
    1977 – Sakar Şakir
    Amcasından kalan mirası almak için İstanbul’a gitmeye karar veren Şakir, daha gitmeden her şeyi birbirine katar. Buna kahveden ve yetişmeye çalıştığı otobüsten başlayacaktır. Bu otobüsün bir önemli noktası da Şakir ve Gardrop Fuat’ın tanışma alanı olmuştur.
    1977 – Gülen Gözler
    Geri geri gidildiğinde kilometrenin işlemediğini öğrendiğimiz Temel’in babası Yunus’un kullanmaya kıyamadığı arabası. Allah kimsecikleri bu hallere düşürmesin dediğimiz durumlar.
    [​IMG]
    1978 – Sultan
    Kırmızı minibüs meşhur kornası ve çeşme başında teybinden yükselen Ferdi Tayfur şarkılarıyla muhtarın çapkın oğlunun olmazsa olmazı. Filmin en ateşli sahnelerinde de çamurlu kavgalarında da olaylarda da kırmızı minibüs hep görünür bir yerlerden.
    [​IMG]
    1978 – Selvi Boylum Al Yazmalım
    Cengiz Aytmatov’un 1970 yılında çıkan romanından uyarlanan film her izlendiğinde insana göz sulanmaları eşliğinde sevgi ve aşk arasındaki ilişkiyi düşündürüyor. İlyas ve Asya arasındaki büyük aşkın en büyük tanıklarından biri de bu kırmızı kamyon elbette.
    [​IMG]
    1982 – Çiçek Abbas
    Tertemiz yürekli Çiçek Abbas’ın ne hayaller kurarak, ne borçlar altına girerek aldığı kırmızı minibüsünü paramparça eden Şakir onlayn mı? Ne demek Şakir?
    [​IMG]
    1982 – İffet
    Annesini kaybettikten sonra evin bütün yükünü üstlenen İffet, mahallenin taksi şoförü Cemil’e deli gibi aşıktır. Onun da kendisine aşık olduğunu düşünüp hayaller alemine çoktan dalmıştır bile. Fakat Cemil’in gerçek yüzünü babasından gizli gittiği piknik sırasında bir arabada öğrenecek ve hayatı değişecektir.
    [​IMG]

    1984 – Atla Gel Şaban
    Sadece o minibüste doldurduğu at yarışı kuponları tutan bir karakterin olduğu film tam da Yeşilçam’a yakışır. Hele ki işler minibüsteki insanları canlandıran mafya mensupları ve Şiki Şiki Baba’yı söyleyen mafya liderine dayanıyorsa değmeyin keyfimize.
    1985 – Züğürt Ağa
    80’li yıllarda köyden kente göçün özeti niteliğindeki Züğürt Ağa’nın en naif sahnelerinden biri ağa ve kahyasının domates satma sahneleridir.
    1992 – Sarı Mercedes
    Ey başına gelmedik şey kalmayan sarı mercedes! Sen kalk koca Almanya’lardan yıllarca çalışıp para biriktirerek hayalini kurduğun arabayı alıp memleketine gelmeye kalk, onda da ilk andan itibaren başına gelmeyen kalmasın.
     
    ezmocesteri ve domestos bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş