Trafikte Sinirlenmemek İçin Tavsiyeleriniz Nelerdir?

kemal1963

Katılımcı
Konum
Bursa
Araç Markası
Subaru Forester XT2016
Araç Renk ve Tip
Kahverengi - SUV
#1
arkadaşlar merhaba,

son zamanlarda araç kullanırken bir türlü sakin olamıyorum, kimseyle inip kavga etmesemde trafikte anormal araç kullanan, saygısız,duyarsız,kuralsız, makasçı, sis farcı tiplere çok sinirleniyorum ve buda beni arabayı kullanırken germeye ve araç içindekileri tedirgin etmeye başladı. mutlaka aynı şeyler bir çoğumuzun başına geliyordur. sizin sakin kalma ile ilgili (kalabiliyorsanız tabi :)) görüşleriniz yada tecrübeleriniz nelerdir?
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#2
Aynı durumdayım, sanırım toplum olarak tahammül sınırlarını aştık...

Geçen otoyolda giderken (3 şeritli) orta şeritte aheste aheste giden Transporter'ı geçeyim dedim, hızım da 110 falan, ben tam yarısına geldim gaza bastı, bende bastım, arkadan daha hızlı gelen bir araç bana sellektör yapmaya başladı, biraz daha gaza basarak bu beyefendiyi (!) geçtim, sonrasında yine hızımı 110 km ye ayarladım, bu arkadaşı kolluyorum, hafif rampada beni geçmek için hamle yaptı, ben bastım (orta şeritteyim) geçemedi, doğal olarak hızlandığı için önünde giden araca yaklaştı, beni de geçip orta şeride giremedi, bana arkadan sellektör yapıyor, sol elimi camdan çıkartarak karşılık verdim... Yaptığım yanlış, iki yanlış bir doğru yapmıyor ama tahammül sınırlarımız kalmadı gibi... ::)

İstanbul'da ikamet eden arkadaşım, bu sorunu anti depresan ile çözdüğünü söylemişti, günde bir tane küçücük hap bütün sinirimi, stresimi, agresifliğimi alıp götürüyor, dünya yansa umurumda olmuyor demişti...

Düşününce hak vermiyor değilim.
 

kemal1963

Katılımcı
Konum
Bursa
Araç Markası
Subaru Forester XT2016
Araç Renk ve Tip
Kahverengi - SUV
#3
Aynı durumdayım, sanırım toplum olarak tahammül sınırlarını aştık...

Geçen otoyolda giderken (3 şeritli) orta şeritte aheste aheste giden Transporter'ı geçeyim dedim, hızım da 110 falan, ben tam yarısına geldim gaza bastı, bende bastım, arkadan daha hızlı gelen bir araç bana sellektör yapmaya başladı, biraz daha gaza basarak bu beyefendiyi (!) geçtim, sonrasında yine hızımı 110 km ye ayarladım, bu arkadaşı kolluyorum, hafif rampada beni geçmek için hamle yaptı, ben bastım (orta şeritteyim) geçemedi, doğal olarak hızlandığı için önünde giden araca yaklaştı, beni de geçip orta şeride giremedi, bana arkadan sellektör yapıyor, sol elimi camdan çıkartarak karşılık verdim... Yaptığım yanlış, iki yanlış bir doğru yapmıyor ama tahammül sınırlarımız kalmadı gibi... ::)

İstanbul'da ikamet eden arkadaşım, bu sorunu anti depresan ile çözdüğünü söylemişti, günde bir tane küçücük hap bütün sinirimi, stresimi, agresifliğimi alıp götürüyor, dünya yansa umurumda olmuyor demişti...

Düşününce hak vermiyor değilim.
abi haplık olduysak vay halimize. :)
aslında hepimiz bu sorunun içindeyiz ve parçasıyız. yüzünü hiç görmediğimiz ve belki hiç görmeyeceğimiz kişilerle inatlaşıyoruz sakince düşününce ne kadar komik geliyor aslında. fakat bizde aynı şeyleri yapıyoruz. eminim ki senin dalaştığın adam'da başkalarına kendi haklılığını anlatıyordur :)
 

ezmocesteri

Kıdemli Üye
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Ankara
Araç Markası
2013 - Mazda 3 Dizel
Araç Renk ve Tip
Beyaz Sedan İmp.
#5
Abi kolay sinirlenmem ama sinirlenince de gözüm kararır, o saatten sonra yaptığım şeylerin doğruluğunu ya da sonucunu düşünmem. Trafikte nasıl oluyor bilmiyorum ama genelde relax oluyorum, hem suçlu hem de güçlü modunda kişiler olmadıktan sonra sakin oluyorum genelde, özellikle şu sol şeridi işgal edip dünya yansa umurunda olmayanlara deli oluyorum.

Sözün özü, çok takmayıp iyi tarafından bak olaya abi, olur de, dalgınlık olmuştur de, bu tip düşünceyle siniri bertaraf et.
 

Mt53

Katılımcı
Konum
Rize-Samsun
#8
Abi kolay sinirlenmem ama sinirlenince de gözüm kararır, o saatten sonra yaptığım şeylerin doğruluğunu ya da sonucunu düşünmem. Trafikte nasıl oluyor bilmiyorum ama genelde relax oluyorum, hem suçlu hem de güçlü modunda kişiler olmadıktan sonra sakin oluyorum genelde, özellikle şu sol şeridi işgal edip dünya yansa umurunda olmayanlara deli oluyorum.

Sözün özü, çok takmayıp iyi tarafından bak olaya abi, olur de, dalgınlık olmuştur de, bu tip düşünceyle siniri bertaraf et.
Al benden de o kadar moruk..Şu son dönemde Samsun iyice sinirlerimi bozdu trafikteki sürücü bozuntusu tipler yüzünden. Hele dolmuşlar yok mu..Adamlar tam arıza..Daha bugün ışıkte bekliyorum sağ tarafta gıdım yer anca var ışık yanar yanmaz sağımdan vın diye geçip önüme doğru geçti..Başa bela almak ve uğraşmak istemesem böylelerini biçerim direkt..Şu son 1 haftada Termeye gidip gelirken sinir katsayım iyice yükseldi..Geçen gidiyorum hızım gereği sola geçtim..Önümde Pegasusun servis aracı var..Selektörle yol istedim geçmedi sağa..bikaç kere denedim gene yok. Bu sefer sağdan sollayıp önüne geçtim..İlerde bi yerde radar vardı yavaşladım..Bu arkadan geliyor ben ise limitlere uyuyorum..yol istedi benden ısrarla vermedim..Sonra o da beni sollamak için sağa geçti tam yanıma geleceği zaman gazı kökledim ve aynadan kayboluşunu izledim böylelerine böyle muamele.. insanımızdaki şu solu gereksiz yere işgal etme olayını, ısrarla yol vermeme, aynalara bakmama hastalığını anlamış değilim..Arkadan kopmuş geliyorum adam 70-80 le sola atlıyor..Hele ki kimi kamyoncular tırcılar..
 
Konum
İstanbul / Kadıköy
Araç Markası
2004 Mazda 6
Araç Renk ve Tip
Şampanya-Sedan
#12
İstanbul gitgide daha kötü olmaya başladı ,öncesinde sol şeritten umarsızca yavaş gidenler ,makasçılar ,emniyet şeridi meraklıları vardı..

Artık bir adım daha ötesine geçip hiç umursamadan üzerinize araçlarını sürebiliyorlar ,aracının size vurup vurmaması hiç önemli değil onlar için.
Trafik ışıklarını ve araç sinyallerini çoktan geçtim, sokak aralarından çıkarken sağına soluna bile bakmıyorlar.

Araç içinde eşim ve oğlum yoksa sakin kalmam çok zor ,onlar olduğunda ise beni hep eşim frenler "boşver Allah'ından bulsun "der.

Geçen gün eşimi almak için Levent' e gidiyorum ,dar bir köprü üzerine girdim ve sağımdan bir araç ısrarla burnunu sokup önüme geçmeye çalışıyor sesli bir şekilde La havle çekip iki elimi uzatıp buyur geç diye bağırdım,direksiyondaki arkadaş malum dört bacaklının trene baktığı gibi bakıp önüme geçti.Şimdi dursam aşağı insem bu arkadaşı köprüden aşağıdaki trafiğe atsam ne fayda....La Havle ile yola devam...
 

chacha

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2014 Mazda 3 Power
Araç Renk ve Tip
Kırmızı - HB
#14
Trafikte sakin kalmak gerçekten çok zor artık. Ben nasıl yapıyorum ona şaşırıyorum fakat tamamen şu düşünce ile hareket ediyorum trafikteyken; Karşıdakilerin hepsi insan ve toplumsal olarak sosyal patlamanın eşiğindeki insanlardan da her türlü zarar gelebilir. Ben onları görmüyorum, yok sayıyorum, kornalarını duymuyorum, önüme yoluma ve hedefime bakıyor, müziğimin sesini biraz daha açıp keyfimi çıkarıyorum. Karşımdaki ne kadar çok sinir olursa o kadar çok da hoşuma gidiyor. Yol isteyene yol veriyorum, al senin olsun diyorum içimden, biraz sonra nasılsa geçerim ben seni diyorum. Hızlı gidene güle güle git diyorum içimden yine, benden en fazla 2 dakika önce evine ya da işine varırsın, git ve o 2 dakikada dünyayı kurtar diyor gülüyorum...
Bütün bunları yapmakla yetinmiyor, eşime ve kız kardeşime de her fırsatta bu telkinlerde bulunuyorum çünkü bu trafik magandaları cinsiyet ayırt etmiyorlar artık...
 
Konum
İzmir
Araç Markası
2010 - Mazda 6
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı
#16
1968 yılında ehliyetini almış bir abiniz olarak tecrübelerimi aktarmak isterim.
20 yaşına kadar ehliyetini almış olan kişiler35-40 yaşına kadar deli fişek olduğu zamanlardır.
Herkez hatalı kullanıyor en doğru ben kullanıyorum, benim gibi bir F1 pilotunu geçen şu haddini bilmezde kimmiş dediğimiz yaşlardır.
Daha sonra evlenir çoluk çocuk sahibi oluruz, mesuliyetlerimiz artar.Gaz pedalına eskisi gibi cesurca basamayız artık.Hele bir basmaya görün, yanınızda oturan ehliyeti bile olmayan hatun size trafiğin bütün kaidelerini, başınızın etini yiyerek öyretiverir.mecburen sol şeridi kullanamaz hale gelirsiniz.
50-55 yaşlarına geldiğinizde, sizi kızdıracak şekilde araba kullananları görünce, demek gençken bende böyle araba kullanıyordum diyerek kolayca hoş görüyorsunuz.
Bu yaşımda, uygun bir yolda (çeşme veya aydın otoyolunda) 150-180 giderken sağ şeritte 100 km ile giden ailesini gezdiren genç arkadaşları görünce imrenerek bakıyorum.
İncelemeler sonucunda sigorta şirketlerinin 60 yaş üstüne hem zorunlu sigortada hem de kaskoda % 10 indirim yapmaları boşuna değil.
Şimdilerde arabaya binerken: en kötü şöför benim, en hatalı şöför benim,gençken bende böyleydim diye binerseniz kızgınlığınız %80 azalır sanıyorum. Sevgiler sizin olsun.
 

Oğuzhan

Aktif
Yönetici
Administrator
Konum
Aydın
#18
1968 yılında ehliyetini almış bir abiniz olarak tecrübelerimi aktarmak isterim.
20 yaşına kadar ehliyetini almış olan kişiler35-40 yaşına kadar deli fişek olduğu zamanlardır.
Herkez hatalı kullanıyor en doğru ben kullanıyorum, benim gibi bir F1 pilotunu geçen şu haddini bilmezde kimmiş dediğimiz yaşlardır.
Daha sonra evlenir çoluk çocuk sahibi oluruz, mesuliyetlerimiz artar.Gaz pedalına eskisi gibi cesurca basamayız artık.Hele bir basmaya görün, yanınızda oturan ehliyeti bile olmayan hatun size trafiğin bütün kaidelerini, başınızın etini yiyerek öyretiverir.mecburen sol şeridi kullanamaz hale gelirsiniz.
50-55 yaşlarına geldiğinizde, sizi kızdıracak şekilde araba kullananları görünce, demek gençken bende böyle araba kullanıyordum diyerek kolayca hoş görüyorsunuz.
Bu yaşımda, uygun bir yolda (çeşme veya aydın otoyolunda) 150-180 giderken sağ şeritte 100 km ile giden ailesini gezdiren genç arkadaşları görünce imrenerek bakıyorum.
İncelemeler sonucunda sigorta şirketlerinin 60 yaş üstüne hem zorunlu sigortada hem de kaskoda % 10 indirim yapmaları boşuna değil.
Şimdilerde arabaya binerken: en kötü şöför benim, en hatalı şöför benim,gençken bende böyleydim diye binerseniz kızgınlığınız %80 azalır sanıyorum. Sevgiler sizin olsun.
Şu Aydın'daki buluşmamız geldi aklıma. Ne güzel ortam olmuştu abi :)
 

Cem Baydar

Katılımcı
Konum
Mersin
#20
Temel bir gün yolda giderken dinlediği radyoda "Dikaat Dikaat" diye başlayan bir anons duymuş. Tam da kendi gittiği istikametle ilgili olarak bir manyağın ters istikamette gittiğini ve o istikamette giden şoförlerin dikkatli olmasını istemiş. Temel ise kafayı dışarı çıkartıp "yalnızca bir tanemi bir sürü bir sürü" deyip yoluna devam etmiş.

Fıkradan da anlaşılacağı üzere herkes kendini doğru sanır. Eğri hep başkasıdır. Yapacağın en güzel şey; varsa kliman açacaksın klimayı, açacaksın müziği, kapayacaksın camı.

Hepimizin sinirlendiği şeye adamın biri ÇÖP KAMYONU KANUNU demiş. Aşağıda olduğu gibi paylaşıyorum.

"Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu. Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.

Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı. Sordum: “Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.”

Taksi şoförü bana, şimdi “Çöp Kamyonu Kanunu” dediğim şeyi öğretti. Şoför pek çok insanin çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın. İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler.

Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ‘size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.’ Hayatta başınıza gelenlerin yüzde 10’u dış etkenlerden, yüzde 90’ı ise nasıl tepki vererek karşıladığınızdır. Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez."
 
Üst Alt