Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tehlikenin Farkındamısın? Topraklar Yok Oluyor!

Konu, 'Sağlık Yaşam' kısmında selmazda tarafından paylaşıldı.

  1. selmazda

    selmazda Katılımcı

  2. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    [member=484]selmazda[/member] hocam harika bir paylaşımda bulunmuşsun. Birilerinin doğayı hatırlaması sevindirici bir şey oldu. Ya da hatırlattırıcı olması...
    Topraktan geldik ve toprağa döneceğiz... Binlerce yılda oluşan toprak yüzeye asfaltlar kaplamanın anlamı yok. Atalarımız daha iyi yaşamışlar güzel dünyamızda...
     
  3. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Harika bir video, teşekkürler paylaşım için. Erozyonun önlenmesi çok önemli, sürülen tarlalar rüzgara ters orantılı olarak sürülmeli ve ağaçlandırma fazlalaşmalı. Mazdagaraj ailesi olarak, belki fidan dikme çalışmaları yapabiliriz ilerleyen zamanlarda.
     
  4. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Teşekkür ederim Olgun bey. Doğa, tabiat, toprak, su, hava, sağlıklı gıda, beslenme bunlar çok önemli şeyler ve giderek daha önemli olacak.

    Bu konulara Hepimizin gereken önemi vermesi gerekiyor. Videoda da belirtildiği gibi Dünyada ekilebilir araziler hızla tükenmektedir. Türkiyede daha da kötüdür durum. Ekilebilir toprak üzerine sürekli inşaat, fabrika yapılmaktadır. Çok yakında yiyeceklerimizi tamamen dışardan ithal edecek hale gelebiliriz.

    Ayrıca ekilebilir topraklar hızla yabancılara satılmaktadır. Tarım Bakanlığının TV'lerde gösterilen kamu spotunu görmüşsünüzdür; ekilebilir toprağa inşaat yapmayalım diye uyarıyor. Halbuki bu konuda vatandaş uyarılacağına Belediyeler uyarılması gerekmez mi? İnşaat iznini kim veriyor? Eğer Belediyeler bu konuda yeterince hassas davransa böyle bir sorun olur mu?

    Bu konularda paylaşımlarım devam edecek ve herkesin katkı yapmasını bekliyorum.

    Duyarlı tavrınınızdan dolayı da ayrıca sizi tebrik ediyorum.
     
  5. hakan_emre

    hakan_emre Aktif

    Araç Markası:
    Renault - Twingo
    Araç Renk ve Tip:
    Su Yeşili-HB Coupe
    +1907 :D

    Mazda Garaj Hatıra Ormanı
     
  6. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Bülent bey çok teşekkürler. Alışılmışa meydan okumak böyle olur ancak, Sitemiz tarafından böyle bir çalışma yapılması çok güzel olurdu. :clap:
     
  7. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Aynen öyle ben fidan temini yapabilirim belki, uygun bir arazide bunu gerçekleştirebiliriz.
     
  8. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Nasip inşallah, çok isterim böyle bir oluşumda bulunmayı.
     
  9. hakan_emre

    hakan_emre Aktif

    Araç Markası:
    Renault - Twingo
    Araç Renk ve Tip:
    Su Yeşili-HB Coupe
    Bir buluşma yapılarak böyle bir faaliyet icra edilebilir
     
  10. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Neden olmasın? İleride Site olarak bir organizasyon yapılabileceği gibi, TEMA veya benzeri bir organizasyonun faaliyetine mazdagaraj olarak katılıp destek de verebiliriz. Aklımızda olsun takip edersek ileride böyle bir imkan doğabilir.
     
  11. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Aynen öyle, hem muhabbet hem fidan harika bir gün olur.
     
  12. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    İmkânlarımız dahilinde bir seçenek çıkarsa karşımıza değerlendirebiliriz.
     
  13. hakan_emre

    hakan_emre Aktif

    Araç Markası:
    Renault - Twingo
    Araç Renk ve Tip:
    Su Yeşili-HB Coupe
    O zaman senin moderatörlüğünde yapalım biseyler Bülent abi :)
     
  14. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    Hakan hocam buradaki Ormanı benim öncülüğümde yaparız büyük ihtimalle ve adını da dikildiği yıl olarak yaparız. :egy:
    Örneğin: mazdagaraj 2015 hatıra ormanı...
     

    Ekli Dosyalar:

  15. hakan_emre

    hakan_emre Aktif

    Araç Markası:
    Renault - Twingo
    Araç Renk ve Tip:
    Su Yeşili-HB Coupe
    Olur Olgun, neden olmasın :)
     
  16. selmazda

    selmazda Katılımcı

  17. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Ne yazık ki, ülkemizde artık 'ekilebilir arazi' kavramı yok, 'kupon arazi' kavramı var!

    Biz çocukken okullarda Dünya'da kendi kendine yetebilen 7 tarım ve hayvancılık ülkesinden biriyiz diye eğitim verilirdi. Şimdi canlı hayvanı da, buğdayı da ithal ediyoruz. Kurban bile ithal!

    Destek olmadığı için tarım ve hayvancılığın bitmek üzere olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Doğal tarımsal üretim ile kar edilemeyen topraklar da ya betonlaşacak, ya da niteliklerini yitirecek demektir.

    Duyarlılığınız için ben de teşekkür ederim, paylaşımların devamını da bekliyoruz.

     
  18. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Doğayı ve çevreyi korumak için insanlar daha çevreci otomobiller almaya teşvik edilmiyor mu? Cevap; Ülkemizde Hayır! Ama gelişmiş memleketlerde öyle...

    Bence bir de insanlar verimli, ekilebilir toprakların üzerinde veya şehirlerin rüzgar pasajlarını, silüetini, doğallığını, tarihini bozan muhitlerde ev satın almamalılar.

    İnsanlar bu tepkiyi gösterebilse, bakayım kupon arazi kalıyor mu? Bakayım İstanbul'u daha fazla büyütme ve inadına daha çok rant yaratma faaliyeti başarılı oluyor mu?

    Bu teklifim bu ülkede taraf bulur mu? Hayır!
     
  19. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Global Ekonominin dayattığı şeyleri önce havada kapıyoruz, daha sonra ayaklarımız yere basmaya başlarken bize dayatılan şeylerin zarar verdiğini anlıyoruz ama iş işten de geçmiş oluyor...

    Fast Food ilk bu ülkeye girdiğinde herkes yumuldu, çok matah bir şeymiş gibi çoluğunu çocuğunu kapan hava atarcasına oraya gitti, hava atarcasına hınca hınç doldurdu... Şimdi o nesil "obez"

    Sen üretme biz sana daha ucuza veririz diye her şeyi dayattılar, GDO'lu ürünleri kakaladılar, şimdi bakıyoruz kendi tohumumuz kalmamış seneye ürün verecek...

    Sanal ortamda, televizyonda, sokakta popüler kültür her şeyi paylaştı ve biz evimizin ortasına kadar davet ettik... Şimdi kimin eli kimin cebinde belli değil diye hayıflanıyoruz...

    Çocukluğumda bize ilk öğretilen şey; hakkın olmayan şeyi alma, hırsızlık yapma türünden şeylerdi, bu gün birileri hırsızlık yapıp yakalanıyor ve ilk kurduğu cümle "günah işleme özgürlüğüm benim bu" diyebiliyor...

    Bu ülke bitti, toparlamak için ne gerekir çok iyi biliyorum ama buradan yazmak birilerinin işine gelmeyeceği için gerek yok diyorum.

    Bu dünya, sanırım tüketim çılgınlığından bozulacak... :D
     
  20. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Üstad katkınız için çok teşekkürler. Malesef belirttiğiniz gibi herşey ranta kurban gidiyor. Ranta hayır diyecek bir babayiğit görünmüyor.

    İnsanların da bilinçli olarak böyle bir tepki vermesi malesef mümkün görünmüyor. İmar planlarını yapan Belediyelerin, Hükümetlerin buna dikkat etmesi gerekiyor. Kent planlarının buna göre yapılması gerekiyor, Şehir plancılarının sözlerinin dinlenmesi gerekiyor, ama nerdee?

    Atalarımız nasıl bilinçli şekilde tepelik, dağlık yerlere ev, şehir kurmuşlar ve düz araziye kurmamışlar. Bunun farkında bile değiliz.

    Tarım ve hayvancılığa sübvansiyon vardı çok eskiden, çoktan kaldırıldı. Avrupada tarıma sübvansiyon yüksek oranda devam ediyor. Tarım bir ülkenin geleceğidir, kesinlikle sübvansiye edilmelidir.

    Çarpık şehirleşme neden oldu? neden insanlar köylerini bırakıp İstanbul'a, Ankara'ya doluştu? Çünkü tarım sübvansiye edilmekten vazgeçildi, köylülüğü bitirelim düşüncesiyle tarım, hayvancılık bitirildi. Sonuçta ne oldu? Tarım, hayvancılık para etmiyor diye çiftçi elinde ne varsa sattı. Sonra da dışarıdan ithal etmeye başladık.

    Eğer amaç planlı bir şekilde sanayilşmek olsaydı, köylü nüfusu planlı ve istikrarlı bir şekilde azalacak ama hiç bir zaman % 20'nin altına düşmeyecekti. Türkiye ne kadar gelişirse gelişsin, çiftçilikle, hayvancılıkla uğraşan en az % 15-20 nüfusa ihtiyacı vardır. Batıda tarım nüfusu % 10 bile değildir ama çok teknolojik ve kalitelidir ve her zaman desteklenir ülkeleri tarafından.

    Bizde ise bir sanayileşme olmadan köylü nüfusu bitirilmek itendiğindin son geldiğimiz çarpık şenirleşme ve tarım ve hayvancılığın bitirilme noktasına gelmiş bulunmaktayız. GDO'lu gıdalar, Angus etler, ithal buğdaylar ülkede cirit atıyor.

    Çevreci otomobiller evet batıda daha çok teşvik ediliyor. Ama ABD'de elektrikli arabanın başına gelenleri tesla konusunda "who killed the elektric car?" elektrikli arabayı kim öldürdü? başlıklı video çok iyi anlatıyor. Yani batıda bile hala elektrikli arabaya karşı konvansiyonel üreticiler tarafından büyük engellemeler devam ediyor, alınacak çok yol var daha.

    Tabi ülkemizde durum daha da berbat, böyle birşeyin konusu bile yok. Ama bireysel olarak üretmeye çalışanlar var ama seri üretimi şu an için mümkün görünmüyor.

     

Sayfayı Paylaş