Tehlikenin Farkındamısın? Topraklar Yok Oluyor!

Olgun

Katılımcı
Konum
Giresun
Araç Markası
TOFAŞ-GARTAL
Araç Renk ve Tip
BEYAZ/1995
#2
[member=484]selmazda[/member] hocam harika bir paylaşımda bulunmuşsun. Birilerinin doğayı hatırlaması sevindirici bir şey oldu. Ya da hatırlattırıcı olması...
Topraktan geldik ve toprağa döneceğiz... Binlerce yılda oluşan toprak yüzeye asfaltlar kaplamanın anlamı yok. Atalarımız daha iyi yaşamışlar güzel dünyamızda...
 

ezmocesteri

Kıdemli Üye
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Ankara
Araç Markası
2013 - Mazda 3 Dizel
Araç Renk ve Tip
Beyaz Sedan İmp.
#3
Harika bir video, teşekkürler paylaşım için. Erozyonun önlenmesi çok önemli, sürülen tarlalar rüzgara ters orantılı olarak sürülmeli ve ağaçlandırma fazlalaşmalı. Mazdagaraj ailesi olarak, belki fidan dikme çalışmaları yapabiliriz ilerleyen zamanlarda.
 

selmazda

Katılımcı
Konum
istanbul
#4
Teşekkür ederim Olgun bey. Doğa, tabiat, toprak, su, hava, sağlıklı gıda, beslenme bunlar çok önemli şeyler ve giderek daha önemli olacak.

Bu konulara Hepimizin gereken önemi vermesi gerekiyor. Videoda da belirtildiği gibi Dünyada ekilebilir araziler hızla tükenmektedir. Türkiyede daha da kötüdür durum. Ekilebilir toprak üzerine sürekli inşaat, fabrika yapılmaktadır. Çok yakında yiyeceklerimizi tamamen dışardan ithal edecek hale gelebiliriz.

Ayrıca ekilebilir topraklar hızla yabancılara satılmaktadır. Tarım Bakanlığının TV'lerde gösterilen kamu spotunu görmüşsünüzdür; ekilebilir toprağa inşaat yapmayalım diye uyarıyor. Halbuki bu konuda vatandaş uyarılacağına Belediyeler uyarılması gerekmez mi? İnşaat iznini kim veriyor? Eğer Belediyeler bu konuda yeterince hassas davransa böyle bir sorun olur mu?

Bu konularda paylaşımlarım devam edecek ve herkesin katkı yapmasını bekliyorum.

Duyarlı tavrınınızdan dolayı da ayrıca sizi tebrik ediyorum.
 
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
Renault - Twingo
Araç Renk ve Tip
Su Yeşili-HB Coupe
#5
Harika bir video, teşekkürler paylaşım için. Erozyonun önlenmesi çok önemli, sürülen tarlalar rüzgara ters orantılı olarak sürülmeli ve ağaçlandırma fazlalaşmalı. Mazdagaraj ailesi olarak, belki fidan dikme çalışmaları yapabiliriz ilerleyen zamanlarda.
+1907 :D

Mazda Garaj Hatıra Ormanı
 

selmazda

Katılımcı
Konum
istanbul
#6
Harika bir video, teşekkürler paylaşım için. Erozyonun önlenmesi çok önemli, sürülen tarlalar rüzgara ters orantılı olarak sürülmeli ve ağaçlandırma fazlalaşmalı. Mazdagaraj ailesi olarak, belki fidan dikme çalışmaları yapabiliriz ilerleyen zamanlarda.
Bülent bey çok teşekkürler. Alışılmışa meydan okumak böyle olur ancak, Sitemiz tarafından böyle bir çalışma yapılması çok güzel olurdu. :clap:
 

ezmocesteri

Kıdemli Üye
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Ankara
Araç Markası
2013 - Mazda 3 Dizel
Araç Renk ve Tip
Beyaz Sedan İmp.
#12
Neden olmasın? İleride Site olarak bir organizasyon yapılabileceği gibi, TEMA veya benzeri bir organizasyonun faaliyetine mazdagaraj olarak katılıp destek de verebiliriz. Aklımızda olsun takip edersek ileride böyle bir imkan doğabilir.
İmkânlarımız dahilinde bir seçenek çıkarsa karşımıza değerlendirebiliriz.
 
Konum
Bakırköy
Araç Markası
2016 Infiniti Q30
#17
Ne yazık ki, ülkemizde artık 'ekilebilir arazi' kavramı yok, 'kupon arazi' kavramı var!

Biz çocukken okullarda Dünya'da kendi kendine yetebilen 7 tarım ve hayvancılık ülkesinden biriyiz diye eğitim verilirdi. Şimdi canlı hayvanı da, buğdayı da ithal ediyoruz. Kurban bile ithal!

Destek olmadığı için tarım ve hayvancılığın bitmek üzere olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Doğal tarımsal üretim ile kar edilemeyen topraklar da ya betonlaşacak, ya da niteliklerini yitirecek demektir.

Duyarlılığınız için ben de teşekkür ederim, paylaşımların devamını da bekliyoruz.

Teşekkür ederim Olgun bey. Doğa, tabiat, toprak, su, hava, sağlıklı gıda, beslenme bunlar çok önemli şeyler ve giderek daha önemli olacak.

Bu konulara Hepimizin gereken önemi vermesi gerekiyor. Videoda da belirtildiği gibi Dünyada ekilebilir araziler hızla tükenmektedir. Türkiyede daha da kötüdür durum. Ekilebilir toprak üzerine sürekli inşaat, fabrika yapılmaktadır. Çok yakında yiyeceklerimizi tamamen dışardan ithal edecek hale gelebiliriz.

Ayrıca ekilebilir topraklar hızla yabancılara satılmaktadır. Tarım Bakanlığının TV'lerde gösterilen kamu spotunu görmüşsünüzdür; ekilebilir toprağa inşaat yapmayalım diye uyarıyor. Halbuki bu konuda vatandaş uyarılacağına Belediyeler uyarılması gerekmez mi? İnşaat iznini kim veriyor? Eğer Belediyeler bu konuda yeterince hassas davransa böyle bir sorun olur mu?

Bu konularda paylaşımlarım devam edecek ve herkesin katkı yapmasını bekliyorum.

Duyarlı tavrınınızdan dolayı da ayrıca sizi tebrik ediyorum.
 
Konum
Bakırköy
Araç Markası
2016 Infiniti Q30
#18
Doğayı ve çevreyi korumak için insanlar daha çevreci otomobiller almaya teşvik edilmiyor mu? Cevap; Ülkemizde Hayır! Ama gelişmiş memleketlerde öyle...

Bence bir de insanlar verimli, ekilebilir toprakların üzerinde veya şehirlerin rüzgar pasajlarını, silüetini, doğallığını, tarihini bozan muhitlerde ev satın almamalılar.

İnsanlar bu tepkiyi gösterebilse, bakayım kupon arazi kalıyor mu? Bakayım İstanbul'u daha fazla büyütme ve inadına daha çok rant yaratma faaliyeti başarılı oluyor mu?

Bu teklifim bu ülkede taraf bulur mu? Hayır!
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#19
Global Ekonominin dayattığı şeyleri önce havada kapıyoruz, daha sonra ayaklarımız yere basmaya başlarken bize dayatılan şeylerin zarar verdiğini anlıyoruz ama iş işten de geçmiş oluyor...

Fast Food ilk bu ülkeye girdiğinde herkes yumuldu, çok matah bir şeymiş gibi çoluğunu çocuğunu kapan hava atarcasına oraya gitti, hava atarcasına hınca hınç doldurdu... Şimdi o nesil "obez"

Sen üretme biz sana daha ucuza veririz diye her şeyi dayattılar, GDO'lu ürünleri kakaladılar, şimdi bakıyoruz kendi tohumumuz kalmamış seneye ürün verecek...

Sanal ortamda, televizyonda, sokakta popüler kültür her şeyi paylaştı ve biz evimizin ortasına kadar davet ettik... Şimdi kimin eli kimin cebinde belli değil diye hayıflanıyoruz...

Çocukluğumda bize ilk öğretilen şey; hakkın olmayan şeyi alma, hırsızlık yapma türünden şeylerdi, bu gün birileri hırsızlık yapıp yakalanıyor ve ilk kurduğu cümle "günah işleme özgürlüğüm benim bu" diyebiliyor...

Bu ülke bitti, toparlamak için ne gerekir çok iyi biliyorum ama buradan yazmak birilerinin işine gelmeyeceği için gerek yok diyorum.

Bu dünya, sanırım tüketim çılgınlığından bozulacak... :D
 

selmazda

Katılımcı
Konum
istanbul
#20
Üstad katkınız için çok teşekkürler. Malesef belirttiğiniz gibi herşey ranta kurban gidiyor. Ranta hayır diyecek bir babayiğit görünmüyor.

İnsanların da bilinçli olarak böyle bir tepki vermesi malesef mümkün görünmüyor. İmar planlarını yapan Belediyelerin, Hükümetlerin buna dikkat etmesi gerekiyor. Kent planlarının buna göre yapılması gerekiyor, Şehir plancılarının sözlerinin dinlenmesi gerekiyor, ama nerdee?

Atalarımız nasıl bilinçli şekilde tepelik, dağlık yerlere ev, şehir kurmuşlar ve düz araziye kurmamışlar. Bunun farkında bile değiliz.

Tarım ve hayvancılığa sübvansiyon vardı çok eskiden, çoktan kaldırıldı. Avrupada tarıma sübvansiyon yüksek oranda devam ediyor. Tarım bir ülkenin geleceğidir, kesinlikle sübvansiye edilmelidir.

Çarpık şehirleşme neden oldu? neden insanlar köylerini bırakıp İstanbul'a, Ankara'ya doluştu? Çünkü tarım sübvansiye edilmekten vazgeçildi, köylülüğü bitirelim düşüncesiyle tarım, hayvancılık bitirildi. Sonuçta ne oldu? Tarım, hayvancılık para etmiyor diye çiftçi elinde ne varsa sattı. Sonra da dışarıdan ithal etmeye başladık.

Eğer amaç planlı bir şekilde sanayilşmek olsaydı, köylü nüfusu planlı ve istikrarlı bir şekilde azalacak ama hiç bir zaman % 20'nin altına düşmeyecekti. Türkiye ne kadar gelişirse gelişsin, çiftçilikle, hayvancılıkla uğraşan en az % 15-20 nüfusa ihtiyacı vardır. Batıda tarım nüfusu % 10 bile değildir ama çok teknolojik ve kalitelidir ve her zaman desteklenir ülkeleri tarafından.

Bizde ise bir sanayileşme olmadan köylü nüfusu bitirilmek itendiğindin son geldiğimiz çarpık şenirleşme ve tarım ve hayvancılığın bitirilme noktasına gelmiş bulunmaktayız. GDO'lu gıdalar, Angus etler, ithal buğdaylar ülkede cirit atıyor.

Çevreci otomobiller evet batıda daha çok teşvik ediliyor. Ama ABD'de elektrikli arabanın başına gelenleri tesla konusunda "who killed the elektric car?" elektrikli arabayı kim öldürdü? başlıklı video çok iyi anlatıyor. Yani batıda bile hala elektrikli arabaya karşı konvansiyonel üreticiler tarafından büyük engellemeler devam ediyor, alınacak çok yol var daha.

Tabi ülkemizde durum daha da berbat, böyle birşeyin konusu bile yok. Ama bireysel olarak üretmeye çalışanlar var ama seri üretimi şu an için mümkün görünmüyor.

Doğayı ve çevreyi korumak için insanlar daha çevreci otomobiller almaya teşvik edilmiyor mu? Cevap; Ülkemizde Hayır! Ama gelişmiş memleketlerde öyle...

Bence bir de insanlar verimli, ekilebilir toprakların üzerinde veya şehirlerin rüzgar pasajlarını, silüetini, doğallığını, tarihini bozan muhitlerde ev satın almamalılar.

İnsanlar bu tepkiyi gösterebilse, bakayım kupon arazi kalıyor mu? Bakayım İstanbul'u daha fazla büyütme ve inadına daha çok rant yaratma faaliyeti başarılı oluyor mu?

Bu teklifim bu ülkede taraf bulur mu? Hayır!
 
Üst Alt