Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Müzikte Kalite Kavramı

Konu, 'Bilim - Teknoloji' kısmında faroz_52 tarafından paylaşıldı.

  1. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Müzik şüphesiz hayatımızın bir parçası ve otomobillerimizde olmazsa olmazlarımızdan....Peki kaliteli müzik dinleyebiliyormuyuz?Amfi ve ses sistemleri gereken ses kalitesini tek başına sağlıyormu?
    Yüksek sesin mi? Kaliteli sesin mi? Peşindesiniz!!!

    128 Kbps bir mp 3 dosyası en çok kullanılan saklama ortamı ama kalitede ne kadar bir kayıp var? 320 Kbps olursa kayıp ne kadar olur? 320 Kbps ile flac arasında nasıl bir kalite farkı vardır? Bunu ölçen bir alet var mı?

    Bilgisayarımızda sakladığımız müzik dosyaları için çeşitli formatlar mevcut, çoğu sıkıştırılmış formatlar. En bilineni ise mp 3.
    mp 3 sıkıştırılmış bir formattır. Nasıl sıkıştırıldığı ile pek ilgilenmiyoruz burada çünkü müzikte sıkıştırma iyi bir şey değildir. Çünkü sıkıştırma oranı artıkça kalite düşer. Peki nasıl anlarız mp 3 kalitesini burada bunu anlatmaya çalışacağım.

    En kaliteli saklama aracı plaktır neden derseniz insan sesi analogdur. Eğer çalgıların içinde dijital bir alet yoksa en kaliteli sesi plak verir. Mantığı ise basit plak bir kaydı analog olarak kaydeder. Analog olarak çalar. Kulak analogtur.
    Dijital kayıt insan kulağının algılayabileceği aralıkta veriyi saklar. 101001 dönüşümü birazda insan kulağına göredir. Basitçe iki türdür. Veri kayıplı ve kayıpsız.

    .wav (bmp) gibi sıkıştırılmamış ve kayıpsız tek kayıt türüdür. Flac ve ape ise benim bildiğim kayıpsız ve sıkıştırılmış dijital saklama türleridir.
    .mp 3 .ogg .ac3 farketmez geri kalan tüm müzik formatları sıkıştırılmış formatlardır. Boyutu küçültmek için mutlaka kaliteden ödün verilmiştir.

    Analog ve dijital farkına bakış

    Konumuza dönersek; analog ve dijital ses arasındaki farkı şöyle görselleştirebiliriz:
    [​IMG]
    Görmüş olduğunuz gibi orijinal ses dalgası analog olarak kaydedildiğinde aynı formu korurken dijitalleştirme sırasında kırılımlar ve kayıplar oluşuyor. Aradaki ses zenginliği sıkıştırma adına yok oluyor. MP3, FLAC gibi dijital formatlarda gördüğümüz 96, 128, 192, 320kbps gibi değerler yukarıdaki kırılımların sıklığıyla da değişebiliyor. Örneğin 320kbps, MP3 formatının destekleyebildiği en yüksek değer. CD ses kalitesi genellikle 160kbps oranında yakalanabiliyor. DolbyDigital+ formatında 6.144 mbps (megabit) daha da ötesi (kayıpsız) Meridian formatında 18mbps oranına ulaşmak mümkün (başka bir deyişle bu formattaki bir sesin 60 saniyesi 135 megabayt!).

    Teorik olarak dijital bir ses dosyasının kalitesi saniyede yapılan ses örneklemesini temsil eden kbps değeriyle doğru orantılı olarak yükseliyor. Fakat pratikte kaydın yapıldığı kalite her şeyin belirleyicisi. İşte bu yüzden plak ya da DVD; ne formatta gelirse gelsin dijital olarak kaydedilmiş bir albümün ses derinliğini analog bir kayıt gibi almamız mümkün değil. (Diğer bir tartışma 320kbps kalitesinde sıkıştırılmış bir ses dosyasının normal insanlar tarafından analog kayıttan ayırd edilemeyeceği üstüne ki bu tartışmaya hiç girmeyeceğim.



    Bilgisayarlarımızda, cep telefonlarımızda, medya oynatıcılarımızda dinlediğimiz bütün ses dosyaları belirli bir formata sahiptir. Çoğu kişinin aşina olduğu MP3 (MPEG Layer 3) bu formatlar arasında günümüzde en yaygın olanıdır. Ama bilinmeyen tarafta MP3 formatına alternatif olabilecek onlarca seçenek var. Gelin bunların en popüler olanlarını artı ve eksi yönleri ile karşılaştıralım. MP3: Kökü 1992 yılına dayanan ve açılımı “MPEG Layer 3” olan bu format günümüzde en popüler olanı. Bu formattaki ses dosyaları “.mp3” uzantısı alırlar. Temelde sıkıştırma mantığı, sıkıştırmasız ses verisinden insan kulağının duyamayacağı frekanstaki sesleri eleyerek boyut küçültmektir. Bu teknik sayesinde müzik verisinin boyutu yaklaşık 1/10 oranında küçülür. Ses kalitesi 96, 128, 192, 320 gibi “Kilobit” değerleriyle birlikte değişiklik gösterir. Günümüzde bir .mp3 dosyası standart olarak 128 Kilobit/sn’lik veri akışına sahiptir ve 3-4 dakikalık bir parça yaklaşık 3,5 Megabyte yer kaplar. En büyük dezavantajı ses kalitesi olarak “kayıplı” sınıfında olmasıdır. Hemen hemen tüm medya oynatıcı cihazlar tarafından desteklenir.
    WMA: Açılımı “Windows Media Audio” olan format, Microsoft tarafından 2000 yılında MP3 formatına rakip olarak çıkartılmıştır. Bu formattaki ses dosyaları “.wma” uzantısını alır. Amacını tam anlamıyla gerçekleştirememiş olsa da günümüzde her yerde bu formatta ses verilerine rastlayabiliriz. Sıkıştırmasız bir ses verisi WMA formatıyla 1/3 oranında küçültülebilir. Diğer formatlardan en büyük farkı ise telif hakkı ile korunan şarkıların yasa dışı yollardan dağıtılmasını engellemek için DRM (Digital Rights Management) özelliğine sahip olmasıdır.
    WAVE: Bu formata ait dosyalar “.wav” uzantısını alır. CD/DVD’lerde standart olan bu sıkıştırmasız format sayesinde alabileceğimiz en yüksek ses kalitesini alırız fakat buna paralel olarak dosya boyutları aşırı derecede artar. 5 dakikalık bir ses verisi 50 Megabyte boyutlarına ulaşır. Tercih edilecek ise yanlızca çok yüksek ses kalitesi istenen durumlarda edilmelidir.
    OGG Vorbis: Genel karşılaştırmada diğerlerine oranla en ideal formattır. Tamamen açık kaynak olup her zaman geliştirilmeye açık bir yöntemdir. OGG Vorbis formatına sahip ses verileri “.ogg” uzantısı alırlar. MP3 gibi değişik Kilobit değerlerinde veri saklayabilirler fakat aynı Kilobit değerindeki ses kalitesi MP3 formatına göre çok daha fazla olacaktır. Üstelik dosya boyutunun da azaldığı görülecektir. Tüm bunların yanında tamamen özgür kullanım haklarına sahiptir. Tek dezavantajı düşük boyutlarda yüksek kalitede ses depolayabildiği için diğerlerine oranla daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duymasıdır. Hemen hemen tüm medya oynatıcılarda desteklenmektedir.

    [​IMG]

    FLAC:
    Açık kaynaklı bir format olup kayıpsız sıkıştırma yapabilmektedir. Bu formattaki dosyalar “.flac” uzantısını alır. Ses kalitesi 1000 Kilobit/sn değerine kadar çıktığı için ses kalitesi çok çok yüksektir. Fakat buna bağlı olarak boyutu aynı uzunluktaki bir MP3 verisinden 5-6 kat fazla olur. Stüdyo ortamlarında kullanmak için en ideal ses formatı olacaktır.




    Free Lossless Audio Codec baş harflerinin kısaltılmasıdır. Ücretsiz (lisans hakkı olmayan) ses kayıbı en az olan ses biçimi (format) şeklinde tercüme edebiliriz.
    örnek vermek gerekirse MP3 formatını bilmeyenimiz yok sanırım 2000 li yılların en başarılı dosya icadı diyebiliriz. 30 MB gibi yer kaplayan Track müzik dosyalarını, ses kalitesini kayıpsız sıkıştıran yani daha az yer kaplamasını sağlayarak boyutunu 3Mb düşüren formata biz MP3 diyoruz. 2000 yıllarda depolama birimlerinin kapasiteleri çok küçüktü ve müzik arşivi yapmak ciddi yatırım ve donanımsal engellere takılan bir işti. Birde arşiv ihtiyacı vardı. Belki de mp3 nin icadın daki en temel sebep budur diyebilirim ama.
    konunun daha iyi anlaşılması için söyle bir örnek vereyim 2000 li yıllar CD rom ve CD mediaları ciddi hayatımıza girmişti. İcadı Philips 1995-56 yıllara dayanır. Bir cd nin kapasitesi 700-750 mb iken 30 -50 MB yer kaplayan track formatındaki bir şarkıdan kaç tanesini Cd ye yazarbilirsiniz ? Bu rakam tabi ki çok düşük olacaktır. yani ortalama hesapla 12-20 arasını geçmeyecektir.
    Zaten müzik sektöründe bir kaset ön ve arka ( 90 dakikalık veya 60 dk) yüzünde maksimum 12 -20 parça olurdu bunu da bir nevi standartlaşma gibi düşünebilirsiniz . birde 45 dakikalık ara bir kavram vardı 45 lik diye duymuşsunuzdur bunları konuyu aslında icadın nereden çıktığınızı daha iyi anlamanız için anlatıyorum.

    Track formatı nedir ?
    CD üzerindeki müzik dosyaları Track şeklinde bulunur. ses kalitesi bozulmamış kalitedir mp3 göre daha fazla yer kaplarlar. Bu formatlar lisanlı formatlardır telif haklarından dolayı Cd romların Cd lerin kasetlerin yerini almasından dolayı müzik sektörü bu format ile şarkıları bir nevi koruma altına alma kopya koruma özelliği ile engellemeye çalışmıştır.

    Tabi track formatları kırılarak MP3 lere cevrilip daha az ve bedava lisans ile dağıtıldı hepimizin kullandığı format.

    Flack nedir ?


    Tact ın lisansız olan free yani özgür olan halide Flac desem yani ses kalitesi mp3 gibi kayıpsız bazı seslerin kayıp olmadığı hali orjinal hali de desek yanlış söylemeyiz. aslında bu hali daha profesyonel işler için diyelim yada stüdyo kaydındaki hali desek sanırım olayı daha iyi aşılacak.

    Peki ne işimize yarar Flac formatı ?

    işi müzikk olan müzik sektorunde çalışan profesyonel müzik kalitesinde müzük dinleyen ses duyarlığı kulağı olan kişilerin kullandığı formatlardır çok yer kaplar ama kaliteli müzik dinlemenize olanak verir ama bu müzikleri dinlemeniz ve farkları ciddi anlayıp keyif almanız için dinlediğiniz ses sistemi donanımı ne ise kulaklık ses formatını özel yazılım ve ses kartı anfi vs gibi donanımlarında kaliteli profesyonel düzeyde olması gerekmektedir.


    [​IMG]
    biraz önce bahsettiğim kayıpsız kelimesinin altını şiddet ile çizmek istiyorum işte aslında kayıpsız bir şey yok ses dosyasında ciddi bir kayıp var ama insan kulağı şarkıda ve dinlediği müzikte bu hassasiyetin altında kaldığından yada bir başka değişle uzak sesten dinlediğinden (dış ses) bunu farketmemekte ve MP3 lerde haklı bir başarı olarak günümüze dek gelmesinin haklı sebebi de bu olsa gerek. (disk kapasitemiz artsa bile ) MP3 formatının yeni teknolojik değişim dünyamızdaki tek etkilendiği kısmın ise artık deli gibi onları arşivlemiyor olmamız müzik arşiv işi bitti. artık müzik dinleme servislerini kullanıyor olduk.( cloud teknolojisi, işlemcilerin hızlanması, mobile dünyadaki ciddi gelişim ve yaygınlaşma, disk kapasite ve hızlarının artması (SSD) hızlı internetin yayılması en büyük etken )


    DJ lerin kullandıkları kulaklıkların özel ve pahalı olması konser organizasyonlarında bu formatların kullanılma sebepleri budur kalite kaliteli müzük kaydı diyebiliriz. aynı şarkıyı flac 30 mb boyutunda ve mp3 kayıplı 3mb kalinde standar bir donanıma sahip bir bilgisayarda farkı farkedemezsiniz. kaliteli bir kulaklıkla dinlediğinizde biraz farkeder 128 bit gibi profesyonel ses kartına sahip bir bilgisayarda kaliteli kulaklık veya ses sistemi ile dinlediğinizde bariz farkı göreceksiniz ama standart yaşamda çokta ihtiyaç bir şey değildir müzikte kaliteyi hobi edinen kişisel kullanıcılar vardır . Birde işi bu sektör de olanların olayıdır. Sadece müzik ile kısıtlamayalım sinema TV film sektöründeki ses efektleri maalesef mp3 ler ile olmaz koca sinemada mp3 olsa efekt verilemez işte oradaki sesler flac veya track veya flac gibi kayıpsız ses kaliteli formatlar ile yapılır. montaj programlarında genelde bu formatlar kullanılır . Diğer kayıpsız ses formatları ise ;

    sonyfirması bukonuyu anlatırken şu formatları kullanmış : Yüksek Çözünürlüklü Ses ürünlerini geliştirerek binlerce şarkıyı aynı yüksek ses kalitesinde kaydedip keyfini çıkarabildiğinizden emin olmak istedik. Bu amaçla çeşitli sıkıştırma türlerinden yararlandık:

    DSD (DFF) – Süper Ses CD’leri üretimi için profesyonel ekipmanlarda kullanılmıştır

    DSD(DSF) – VAIO® PC’lerde kullanım için oluşturulmuş bilgisayar dostu formattır

    WAV – Windows® için geliştirilmiş ses dosyası formatıdır

    AIFF – Macintosh® bilgisayarlar için ses dosyası formatı geliştirilmiştir

    FLAC – “kayıpsız sıkıştırma” sağlayarak kodlanan (sıkıştırılan) ses verisi şifrelerinin çözülmesini ve orijinal durumuna geri yüklenebilmesini sağlar

    ALAC – genel olarak “Apple Lossless” olarak bilinen kayıpsız sıkıştırma teknolojisidir.
    aşağıdkai grafiktende anlaşılacağı gibi digital ortamdaki 16 bit ile 24 bit arasondaki kayıplı ve kayıpsız sese bir örnektir.
    [​IMG]
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 7 Aralık 2015
    infiniteblack bunu beğendi.
  2. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Analog sesin kayıt yapılmasında en iyi plak demişsin Enes ama o tarihteki şartlarda evet plak iyiydi fakat analog olarak plak kayıt yapılabilmesi için bütün sazların aynı anda parçayı çalması ve sesin bu şekilde okunması yani orkestra ile sesin birleştirilmesi gerekiyordu...

    Dijital sistemde buna gerek yok, her bir çalgı istediğin zaman kayıt altına alınıp sonra birleştirme yapılabiliyor, kolaylık ve maliyet sağlanmış oluyor, ayrıca dijital bir dosyayı özellikle dolby digital dinlemek her zaman bana daha fazla keyifli gelmiştir...

    Konu için ayrıca teşekkürler...
     
  3. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Örnekleyecek olursak;

    Analog kayıt;





    Dijital kayıt;


     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 8 Haziran 2016
    grafff bunu beğendi.
  4. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    eyvallah abi :) Konuyu açmamdaki amaç şuydu bazen çok sevdiğimiz defalarca dinlemekte bıkmadığımız müzikler bize sıkıcı gelebiliyor buna asıl sebep çıkan sesin kalitesi ve bu kalite sadece sistem satın almakla olmuyor müziğin formatı büyük önem taşıyor...Gerçek kaliteyi vurgulamak içinde plak örneği verildi...Özetle imkanımız varsa mp3 formatını artık tarihe gömerek daha yüksek kalitede sade ve güzel bir arşiv yapıp güzel bir sistemlede müzik hazzının zirvesini yaşamak...
    Daha kapsamlı bilgisi olan arkadaşlar konuya yazabilirler formatlar programlar ve indirilebilir kaynaklar olarak....
     
  5. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    ben senin demek istediğini anladım Veli abi :) Vurgu yaptığım nokta farklı ok.
     
  6. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Konu güzel, ben sadece bildiklerimi eklemek istedim...

    Ayrıca; hem plaktan hemde dijital olarak müzik dinleme şansını elde etmiş birisi olarak aradaki farkları pozitif ve negatif olarak yazayım dedim... Plaktaki ses doğal olduğu için insan kulağına sade gelebilir ama devir ilerledikçe işin içine synthesizer (karıştırıcı-mikser) ve amfi (ses yükseltici) girdikçe insanoğlunun doyumsuzluğu ortaya çıktı... Hep daha fazlası hep daha iyisi derken sapıtılan noktalar da olmadı değil...

    İlk CD dinlediğimde ağzımın açık kaldığını bilirim, ilk amfi ve ekolayzer sistemimi satın aldığımdaki mutluluğum da görülmeye değerdi... Ama zaman her şeyi yıpratttığı için şimdi google amcaya yaz iki satır ve dinle müziği durumuna geldik... Bence; maalesef !!

    Bir plağı kulaklık ile dinlersen farklı, hoparlörden harici olarak dinlersen ayrı ses alırsın, bunun sebebi de sesin kulağa gelene kadarki serüvenidir.

    Neyse; daha fazla konuyu kalabalıklaştırmadan susayım ben... :D
     
    faroz_52 bunu beğendi.
  7. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Yok abi ne demek ben konuyu açarken dedimki eminim Veli abimin anıları canlanacak hem Almanya geçmişin hem o geçiş dönemini yaşayan biri olarak konuyu beğenecektir dedim :) Ve haklı çıkmışimki film şeridini serdin gözümüzün önüne heygidi günler heyyy diyelimmi? :)
     
    domestos bunu beğendi.
  8. hagakure

    hagakure Aktif

    Araç Markası:
    2004 Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya
    Konu için teşekkürler Enes ve katkıların için Veli tekrar teşekkürler.Merak ettiğim ,anladığım kadarı ile mp3 formatının miadı dolmuş gibi tamam eyvallah flac formatında bulalım ama bu kez de bir şarkı 25-30 mb boyutlarında oluyor ki bu da devamında bize depolama sorunu yaşatacak gibi görünüyor.Bu konu ile ilgili bir çözüm varmıdır yoksa ses kalitesinden ödün verip mp3 formatına devam mı edilmeli..
     
    domestos bunu beğendi.
  9. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Abi bu işler tamamen küresel sermayenin oyunu... :p :D

    Şaka bir yana; dikkat edersen, her şey sonsuzluğa doğru gidiyor gibi duruyor ama en başa dönüyorsun farkında olmadan... Neden?

    1,44 mb boyutlu disketler varken de işler bu hızla yürüyordu, 1 TB boyutunda harici diskler günlük kullanıma girdi yine işler aynı hızda hemen hemen... Değişen ne oldu, bizim cebimizden biraz daha fazla para çıktı...

    CD teknolojisi devreye girdiğinde herkesin ağzı açık kalmıştı, bunun sonu nedir diye... MP3 çıktı MP4 çıktı ardından Flac Mlac neyse çıktı ve çıkacaktır ama esas olan nedir, müziğin armonisi yani harmanlanmış olduğu kaynağıdır bence...

    Yoksa; mp3 ile de bir müzik keyif verir duygu katar, plak ile de... Burada bize düşen, teknoloji ve o meşhur küresel sermayenin yönlendirmesine kapılmamaktır...

    Senin de bahsettiğin gibi; boyut büyüyor ve eldeki depolama alanı kısıtlı kalıyor, eee ne olacak?? Daha büyük depolama aygıtı satacaklar bizde alıp müzik dinleyeceğiz... Oysa; 512 mb büyüklüğündeki bir harici belleğe de neredeyse 100 parça müzik sığıyor kardeşim...

    :D

    Geçen gün bir mağazada gördüm; pikap ve plak satıyorlar, çok yapmacık durmuş bir köşede öyle ama satın alanlar da yok değil... Bu devirde dedim plak ve pikap nereye kadar dedim kendimce... Oysa; bu bir kültürdür, mağaza köşelerinde janjanlı ambalajlara girmeyecek kadar da eski ve güzel bir kültür...
     
    faroz_52 bunu beğendi.
  10. hagakure

    hagakure Aktif

    Araç Markası:
    2004 Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya
    Kesinlikle katılıyorum plak bir kültürdür tıpkı sabit ev telefonları gibi olmazsa olmazlardandır.Cd ler her ne kadar fazlaca yer kaplamasa ve fiyatı plakların yaklaşık 3/1 fiyatı olsa da Adele nin 25 adlı albümünü 30 Tl lik cd yerine 86 Tl lik plak kaydından dinlemek isterim.
     
    domestos ve faroz_52 bunu beğendi.
  11. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    evet boyut 30 mb fakat şuan kullandığımız depolama birimleri zaten haddinden fazla büyük cd playerlar bile dvd player olmuşken bunu ben bir sorun olarak görmüyorum....Aslında mevzu ne biliyormusunuz? Hyat tatsız geldi herşey çok sıkıcı eskinin tadı yok diyoruzya çoğu zaman hep bir eskiye özlem var......İşte tamda bu noktada hayatı basitleştiren sıradanlaştıran bizleriz....Müzik konusunda da bu sıradanlığın bıkkınlığın sebebinin müziğin kalitesi olduğunu düşündüğümden bunu sizlerle paylaşmak istedim....Yaşamınıza bunu uygulayıp uygulamamak size kalmış....Hayat basitleşti ama tatsızlaştı...Evde yapılan mısır ekmeğimi tatlı fırından hazır alma mı?Herşey fabrikasyon pratik basit ve hızlı oldu ama lezzetlerimizi yitirir olduk....Tat almak istiyorsak mısırı değirmende un haline getirip evde soba ateşinde pişirmek gerek...Ya ne gerek var enes derseniz fırında 1.25 Tl :) Seçim meselesi :)
     
    hagakure bunu beğendi.
  12. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Evde halen bir çok plağım var Naim ve yenilerini bile almak istiyorum. Ancak yeni kurduğum sistemde pikap için yer ayırmadım ve eski pikabımı da çok önceden vermiştim. Üşeniyorum yani bu saatten sonra yeniden pikap için uğraşmaya...

    CD'leri 86-TL vererek satın almak psikolojik olarak müzikaliteyi yükseltiyor, evde de yer kazandırıyor. Yalnız çok az sevdiğin grup varmış ve çok az plak alırmış gibi bir senaryoya inandırmak lazım kendi kendini...

     
    faroz_52 ve hagakure bunu beğendi.
  13. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Aynen Enes, hamsi bile ot gibi artık! Nerede o eski hamsiler? GDO'lu hamsi bunlar!

    Konu için de teşekkürler.

     
  14. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Ben daha iyisini yapıyorum, sadece plaklara bakıyorum.

    Ayrıca evde plağı olan grubun CD'sini çalarken de plağından parçaların sözlerini okurmuş gibi yapıyorum çok havalı oluyor... Aynen plak dinlermiş gibi...

     
  15. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Eyvallah abi
     
  16. Murat

    Murat Yılmaz

    Araç Markası:
    Mazda Atenza - 07
    Araç Renk ve Tip:
    Gümüş Gri
    Keşke tüm arşiv flac olabilse ama, aradığımız her parçayı bulma ihtimali yok gibi bir şey. MP3 formatında ise 320 kbps'yi tercih etmeye çalışıyorum.

    Ayrıca konu çok güzel, teşekkürler.
     
    domestos bunu beğendi.
  17. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Rica ederim :) Benimde müziklerim 320 kbs ve mp3 formatı yerine audio formatinda cd kullanıyorum....Flac gibi kayıpsız ses formatlarında albümler bulmak mümkün fakat barış manço nun flac formatında parçasını bulmak imkansız gibi birşey mp3 ten flac wav dts dbs gibi kaliteli formatlara çeviri de anlamsız çünkü var olan parçayı studyo kayıt formatından kesin kalite kayıplı sıkıştırılmış mp 3 e çevrildiğinde o kayıbın geri dönüşü artık yok en azından şuanki teknolojiyle yok....Saklama alanı gibi sorunlar artık günümüzde imkansız gibi birşey oldu 100 gb varan flash diskler yeni bilgisayar aldığınızda 500 gb ve üzeri hdd secenekleri blue ray dvd ler bu işin çözümü....Zaten 1 tb lık masaüstü bilgisayarımızın kac gb tını kullanabiliyoruz....Özel film arşivi yapanlar zaten sırf bu iş için yedek taşınabilir hdd satın alıyor....
     
    domestos bunu beğendi.
  18. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Kayıtlar tertemiz ve kayıpsız diyelim, nerede ve hangi sistem ile bu kayıtların dinleneceği de büyük önem taşıyor...
     
  19. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Gel ben sana bir Malatya türküsü okuyayım, bak bir daha CD falan dinleyebiliyor musun?

     
    ezmocesteri bunu beğendi.
  20. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Zaten yukarıdada belirttiğim gibi ne tek başına mükkemmel bir sistem nede sadece flac gibi kalite kayıpsız format tek başına yeterli ikisininde olduğu noktada gerçek kaliteli berrak sesi elde etmek mümkün...Flac kalitesini mp3 kalitesinden farkını anlamak için kaliteli bir sistemde her iki formattaki bir müziği ard arda dinleyerek anlamak mümkün...Bu iş tamamen zevk meselesi müzikle yaşayan müzik üreten enstruman yeteneği olan insanların hasasiyet gösterdiği konular....Dinleyici olarak bende iyi bir sistemde iyi formatla kaliteli müzik dinlemek isterim.....Zevk ve bütçe meselesi...
     

Sayfayı Paylaş