Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mazda Hikayeleri ile Anılarımız

Konu, 'Otomobillerimiz' kısmında Güneş tarafından paylaşıldı.

  1. Güneş

    Güneş Katılımcı

    Araç Markası:
    İtalyan Manita :)
    Araç Renk ve Tip:
    Gri At...
    Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi, Siyah ve Beyaz;

    Aracı aldığım günün heyecanı ve yapacaklarımı düşündükçe bir an önce hafta sonu gelse de başlasam diye sabırsızlanırken, daha aldığım günün akşamı V kayışının kopması ve yolda kalmam acayip moralimi bozdu. :(

    Hadi yaptıralım derken 3 gün araba yattı ve daha alır almaz pişman oldum!
    Neyse nasip kısmet dedik ve yaptırdık. El değmişken marş motoru kömür, rulman yeniledik. Normal düzeneğe geldi nihayet derken araç zor çalışmaya, LPG de patlatmaya ve birden su eksiltmeye başlayınca :( moraller yine yerlerde.

    Olduk mu Hanımla Al kızı ver papazı:D

    Fırçayı da yedikten sonra bende soğudum ve hiç bir şey yapmadan 1 - 1,5 ay kapının önünde guzu guzu yattı. Bir akşam tam eve girmek üzereyim dedim ki; Ulen hem para ver hem kapının önünde yatır arabayı olacak iş değil. Sen bu kadar heveslen, Mazda al, sonra Guzu Guzu yatsın olmaz!

    Geceyi zor sabaha bağladım.

    Sabah kalkar kalkmaz arkadaşımı aradım gel ve dükkanı aç bugün atölye benim dedim ve hikayemiz başladı:)

    İlk iş üst kapağı söküp bujilere ulaşmak oldu ama ne ulaşma. Anahtar uymuyor! Ne halt yiyeceğiz? Dakika 1 gol bir. Hadi ne edelim derken Eski ustalardan Harun Usta, geçerken selam verdi ve o an gözlerim parladı "Harun abi sende böyle Guzular için Buji anahtarı vardır dimi" dedim, Olmaz mı diyince sırtımda götüresim geldi adamı:D:D

    Nihayet bujilere ulaştık, Biraz yağlama olmuş. Güzelce temizledik kontrol derken taktık yerine. Çalışma Rutine döndü:) Araba ısınıyor ama kalorifer ısıtmıyor. Haydaaaa. Ya torpidoyu sökecem peteği alacağım yada alternatif bulacağım. Kaput açık ben motora motor bana bakarken Edisonun Bulduğu ilk ampül bir anda yandı:D

    Radyatörden başlayarak hortumları söktüm. Bir şansım vardı. Ya petek çatlardı yada temizlenir. Bizimkisi temizlendi. Azacık tanzikli su ve por çöz bu işin hakkında geldi:)
    Artık ısıtma ve soğutma sistemi oldu canavar:)

    Sis farları değişelim, sarkan tavanı takalım, kapı pandizotlarını toparlayalım, iç aydınlatmalar derken akşam ettik.

    Ertesi gün aracın rutine dönmesi ve mutluluğu ile yollardayız... :)

    Zincirli kuyuya kadar İstanbul'un felç trafiğinde bizim guzu zor dayandı ve derken hararet yukarıya doğru kaymaya başladı:mad: Hemen klimayı açtım ve hızlı bir şekilde emniyete kaydım ve aracı durdurarak soğumasını bekledim. Peteği bir açarsın "o da nesi" gram su kalmamış!:mad:

    Fakat; Yedek su deposu dolu!

    Neyse su ilave ettim (her zaman bagajda taşıdığım için) yola devam. Problemsiz! Aynı hafta sonuna kadar aracı sadece kısa mesafe kullanıp su kontrolü yaptım! Araba yaklaşık 50 - 100 km arasında 1 su bardağı su eksiltiyor. Buna yoğun trafik eklenince tabiri caiz ise içiyor:D
    Yalnız gözden kaçırdığım yedek su deposu daima dolu. Biz iğneyi farklı samanlıkta arıyormuşuz:D:D

    Yedek su deposuna giden iki ucu normal ortasındaki parçanın metal olduğu boruyu söktüm. İçine bir üflersin :D:D hava dahi geçmez, su nasıl geçsin!

    Eh arabada eski olunca dedik bu parçayı bulamayız. Hemen yan dükkanda Magirusçu Metin ustanın dükkanına daldım:D Gözlerle etrafı süzüyorum. Bana bir baktı " Kesin Bir şey yürütücen Buradan dedi" :D hep beraber koptuk! Dedim elinde hiç minibüslere taktığın fren hidrolik hortumu var mı metal olandan?Var demesi ile altın madeni bulmuş kadar sevindim ve hemen mengenede şekil verme işlemine başladım ve orjinali kadarda güzel oldu.

    Her şeyi toplayıp radyatöre de 4 lt yep yeni antifrizi doldurunca bizim Guzu şaha kalktı resmen:D
    Her şey bitti ve iş test aşamasına geldi. Her şey gayet rutin ve normal! Nabız 800 d/dk , Nefes 10 numara, ısıtma / soğutma mükemmel:)

    İşte şimdi keyif vermeye başlıyor...

    Aynı gece boş yolda Guzu ile bir kaç saatlik Limit zorlama ve denemeden sonra gece geç saatlerde eve döndüm. Çok şükür her şey oldu. Heyecanla hanıma göstermeyi bekliyorum ama :(:(

    Hanım eve almadı! "Git o Guzu mudur? Kurt mudur? her ne ise onda yat! " Eh haklı tabi. Araçla uğraşacağız diye 2 hafta hanımı ihmal edersen böyle olur. 1 saat kadar arabada keyif yaptıktan sonra hanım geldi ve eve aldı:D:D Bu tehlikeyi de atlattık çok şükür dedim.

    Sonraki günlerde artık keyif bizi bekliyordu. Bir kaç eksiğimiz daha oldu ama can sıkacak kadar değil.

    En sonunda burada yazamayacağım nedenlerden ötürü satmak zorunda kaldım. Alan arkadaşa da tüm hikayeyi anlattım ve "emin misin? " diye sordum. Tamirciye bile gidip göstermedi aracı.
    Şimdi başkasına yarenlik ediyor biliyorum ve üzülüyorum!

    Ama yeniden başka bir aşk ile buluşmama az kaldı, bu sefer uğraşmayacağımız bir guzu ile inşallah. Yoksa hanım direk evden kovacak:D:D:D

    "Şimdi pişman mısın Evladım?"
    "-Pişmanım Hakim Bey! Verin cezamı ne ise! İçeride iyi hali de bozmam sizi temin ederim.:D

    Amma Gene gider o guzudan bir tane daha alırım":)
     
  2. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Bu güzel konuya buradan devam edebiliriz. :)
     
    Güneş, aurora ve ezmocesteri bunu beğendi.
  3. Güneş

    Güneş Katılımcı

    Araç Markası:
    İtalyan Manita :)
    Araç Renk ve Tip:
    Gri At...
    Aslında yanlış başladığım konuya Tanışma hikayemizle devam edelim;

    Aslında çocukluktan başlayan japon otomobil hayranlığı çok şükür bu yaşlara kadar devam etti ve ediyor da amma gel gör ki etrafımızda ki büyükler ve çok bilmişlere laf anlat!
    Daha ilk aracımı alacağım zaman bile her şeye karışanlar sayesinde gittik çeyrek altın aldık (renault 9) ve başladık yollarda beyaz gelinliği giymiş üstüne, yollar yollar ömrümüzü sollar, kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde, aşıksan vur saza şoförsen baz gaza, çift teker çok çeker, az yakar çok kaçar:D Eh araç kapasitesi belli olunca uzun ince bir yoldayım :D oluyor.
    Yalnız yolda nerede bir "Mazda" görsem, ah ulen aldırtmadınız bana şu goca oğlanı deyip "böyle yaşamaktan bıktım ya ben usta" dinlemeye devam ettik.
    Bir zaman sonra Fransız kaldığım olaydan kurtuldum ve hemen Guzu Guzu gidip Japon piyasasına daldım. Nerede ulen bu 626 lar derken bir tanıdığın "kedi gözlü" diye tabir ettikleri parlament mavi aracını görünce 220 volt prize parmak sokmuş gibiydim. 1 hafta o arkadaşın kapısında yattıktan sonra "al ya al artık yeter, parada istemiyorum, al git arabayı yoksa başıma iş açacaksın" demesi ile soluğu devletimizin çok onaylayıcısı değerli Noter Beyin yanında aldık.
    Güzel günlerimiz oldu taki birinin gelip de aracında gözüm kaldı dediği güne kadar! :mad:
    Çok geçmeden küçük bir kaza atlattık ve aracı yaptırıp hemen o şahsı aradım ve al hayrını gör dedim. Para da istemez senin olsun dedim. Durumu da anlattım, o da üzüldü ama iş işten geçmişti. Neyse hiç pazarlık etmedi ve istediğim bedeli ödedi ve gitti.

    Kaldık mı gene tabanwayyy:p:D
    Alt yapı çalışmalarına evden başladım. Malum biraz model düşeceğiz ve yaşanan ekonomik kriz bizi de etkilemiş durumda.
    Eve çiçekle gitmeler, hanıma küçük hediyeler, evde yemek hazırlamalar, Hanım "a" dese "emret paşam" demeler:D:D Evde ki alt yapı tamam. Sıra geldi konuya girmeye:)
    Kahvelerimizi yudumlarken 92 model siyah bir Guzu bulduğumu söyledim! Keşke demeseydim:D
    Yudumladığı kahve azacık masanın üstüne ve bana attığı o sert bakış ile dedim ki ona " ben camı açıp atlayayım en iyisi" :D

    O günü atlattık fakat araç konusunu açmıyorum. Malum bayanlarımız Euro, USD ve çapraz kur gibiler. Neye ne zaman yatırım yapacağımızı söylemezler:D Bende altına yatırım yapayım dedim ve Altın Direksiyon Ödüllü Bir guzu aramaya devam ettim:D

    Yaklaşık 1 aylık aramalar süresince yine çok bilen büyüklerimiz ve "alma son sahibi olursun" diyen değerli dostlarım sayesinde içimdeki Mazda aşkı her geçen gün artmaya başladı. Artık zamanı geldi dedim ve düştüm yollara;

    Hep söylerdi de inanmazdım "Aşkın gözü kördür" diye, bunu Mazda da bir kez daha tescil etmiş oldum!
    Direksiyona oturduğum an ona dokunmam ile 440 volt elektrik çarpması, kalkarken patinaja sarıp koltuğa yapıştırdığında kalbimin yerinden fırlaması, geniş görüş açısı ile ufukları görebilmem yok muydu! Gel de hanıma anlat!:D
    Kesin bu sefer evden kovar.
    Verdik cüzzi bir miktar kapora, aracın sadece motoruna baktık, geri kalan hiç bir şey o an kör olduğum için görmüyordum. Kolay değil rüyalarına giren o koca guzu artık benim olacaktı!
    Derken eve doğru guzu guzu yürüyerek gittim.:D Gel de Hanıma anlat şimdi bu durumu???

    Sana bir sürprizim var Hanım dedim ama yarın akşam getireceğim:D:D:D
    Tabi pis pis sırıtıyorum amma yarın akşam evden kovulmam an meselesi:D

    Neyse sabahtan noterde buluştuk aldık aracı, işe geçtim. Tabi sabahtan beri hanıma kur yapıyorum:D:D aracı aldığımı pat diye söyledim:cool: Bir anda ortamda korku filmi sahnesi oluştu, derin bir sessizlik, sadece nefes alışlar derken......
    Hanım hayırlısı olsun dedi:eek::eek::eek:
    İşte şimdi çoşma zamanı:p
    Akşam işten çıkar çıkmaz dedim ana-babaya bir uğrayak, el öpelim, ihtiyaç soralım öyle eve gideriz, derken sadece aracın ki kopsa gene iyi Benim de "V" kayış kopunca oracıkta kala kaldık... (sonrası önceki yazıda)

    Bu günde metrobüse talim:p içimden de Orhan baba söylüyor, "Hazır mısınız Arkadaşlar" kaderin böylesine... batsın bu dünya...:D
    Eve geldim gelmesine ama hanıma ne anlatacağım dedim. Girdik içeri tabi surat beş karış benim:mad::confused:
    Hanımda meraktan hemen sordu ne oldu diye?
    İçimden diyorum ki "Bir yar sevdim çekik gözlü, gara kaşlı, aklımı başımdan aldı:D"
    Sesli söylüyorum " Sorma hanım başımıza gelenleri, ne sen sor ne ben anlatayım! (Kıvırmaya çalışıyorum:D)
    Baktım olacak gibi değil, gel birer kahve içelim anlatırım dedim ama...
    orada kaldım. Dedim ki çek silahı vur beni! Senden başkasına yan gözle bir kez daha bakarsam yaşatma beni!
    Tabi yüz ifadeleri değişti:oops::rolleyes::eek:
    Şaka şaka dedim:p Araba yolda kaldı:) Derin bir nefes;
    Başladım yazmaya; şöyle güzel böyle güzel, çok geniş, klimalı, tam bize göre, seni gezmelere götüreceğim (sanki çocuk kandırıyoruz:D) dedim.
    Eh haliyle tatlı sert bir fırça yedim ve tecrübe defterine bir not yazdım "bu hanım kısmının lafını azda olsa dinlemek lazım" diye:D

    Sonrası malum. Tamir oldu aldık ama arada bir kaç ufak hikaye daha var. Onlarda başka zaman kısmetse!
    Demem o ki Bir hanımı bir de Mazda'yı çok sevdim ama dedikleri gibi gülü seven dikenine katlanmalı!
    Dikeninin batmasına rağmen pişman değilim. Tek pişmanlığım daha erken tanışmamak oldu.

    Şimdi ne olacak? Yeni bir guzu mu? Bakmıyor değilim amma ekonomik krizi fena vurdu.
    Azacık cilalı taşlarda yürüyüp köşeyi dönebilirsek direkt xedos sahibi olmak. Geçenlerde Hanıma gösterdim bayıldı araca:D
    Bak bu iyiymiş alalım bunu dedi:eek::eek::eek: Aaaaa Hanım Mazda beğendi. Eh boşuna demiyorlar üzüm üzüme baka baka misali:D
    Tabi bilmiyor o aracın benim cebimi yakacağını, anca beğeniyor:cool: Sanki akaryakıt istasyonumuz var da:D:D
    Neyse gene çenem pardon klavyem düştü:D Benden bu kadar...
     
  4. grafff

    grafff Aktif

    Araç Markası:
    2006 - Mazda 3
    Araç Renk ve Tip:
    Bakır Kırmızı
    Hem güldüm hem okudum hem de yerinde olmak istemedim :D :D
     
  5. Güneş

    Güneş Katılımcı

    Araç Markası:
    İtalyan Manita :)
    Araç Renk ve Tip:
    Gri At...
    Tabi tabi, kaç sen:D
    Allah Gülmekten alıkoymasın:)
     
    grafff bunu beğendi.
  6. grafff

    grafff Aktif

    Araç Markası:
    2006 - Mazda 3
    Araç Renk ve Tip:
    Bakır Kırmızı
    @Güneş seninle bi kaderdasligimiz var. Benzer sıkıntıları bende yaşadım. Hanımla papaz oldum. Artık arızaları söylemez oldum. Gizliden yaptırdim bazılarını :D :D
     
  7. Güneş

    Güneş Katılımcı

    Araç Markası:
    İtalyan Manita :)
    Araç Renk ve Tip:
    Gri At...
    İşte şimdi :D:D:D:D:D:D:D:D:D:D elde değil :):D:):D
    Artık bu durumla karşılaştığımda eve çiçekle, çikolata ile, hediye ile gidiyorum:D Yediği yere kadar:D:D
     
    grafff bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş