Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mazda CX-5 Skyactiv vs Subaru Forester

Konu, 'Mazda CX-5 (2013 skyactiv)' kısmında mtutun tarafından paylaşıldı.

  1. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Mazda CX-5 tercih etmemek için 4 önemli sebep;

    1- Yetersiz (Subaru'ya göre) awd sistemi. Bu benim bir inancım, çünkü Mazda awd sistemi teknik detayları ile ilgili hiçbir şey paylaşmıyor. Bana göre bir üretici iddialı bir dizaynı olduğunda internet ortamını reklam ve teknik detaya boğardı (Subaru, Audi ve BMW gibi) Mesela bizim Subaru'larda vitesi manuel olarak 1'e alıp, 40 km/h'ı geçmezsek aracın %50-%50'ye kilitlediğini biliyoruz. Bu zor durumlar için çok yararlı bir bilgi. Bu tür bilgilere ulaşma şansı Mazda'da ne yazık ki yok ve bu Mazda'nın benim için en büyük handikapı.

    2- Yetersiz yetkili servisler. Diyeceksiniz ki, Subaru'nun yetkili servisleri de yetersiz. Evet doğru ama bu İstanbul için geçerli değil. Benim tecrübe ettiğim Bayraktar İstinye, Bayraktar Çekmeköy ve Cadde Motor gibi 3 adet gerçekten kapasiteli ve bilgili servisler var burada. Ayrıca Jaspa gibi yetkili servis kalitesinde bir alternatif özel servis de var. Mazda'da ise benim için çok alternatif yok. İstanbul'un en iyisi olarak 2 yetkili servis söyleniyor. Ben Avrupa yakasındakini test etmiş ve memnun kalmamıştım. Anadolu yakasındaki gerçekten çok iyi. Ama tek usta servisi benim için. Halil giderse ne olur? Bu servis sadece Mazda yapıyor, bırakırlarsa ne olur? Yani özetle İstanbul için servis ve parça güvencesi Subaru'da çok daha yüksek.

    3- Yeni Forester'ın sahip olduğu bir iki yenilikçi donanım eksik. Örneğin elektrikli arka bagaj kapağı ve mesafe kontrol fonksiyonlu cruise control gibi. Ama bunlar benim için önemli ve kullandığım şeyler değil. Ayrıca fabrikasyon ve çalışan bir navigasyon opsiyonu var ki, bu çok daha önemli. Subaru yeni XV'de navigasyon ekranı olmasına rağmen navigasyonu çalıştıramadı. Bunun için de yeni Forester'ı navigasyon ekranı ile getirmiyorlar. (bu yılda olacak iş değil, bu fiyata araç alıp piyasa nav'ı takacağız) Yani donanımda eşitler, artıları da var eksileri de...

    4- Performans zayıflığı. CX-5 güçsüz ve performanssız bir otomobil değil. Ancak 160 bg gücü ile benim Outback'in 245 bg gücüne ya da yeni Forester 2.0 turbo'nun 240 bg gücüne rekabet edebilecek durumda da değil. Ancak bir alt sınıfta popüler olan küçük SUV'lardan (Nissan Qasqai, Subaru XV, Mitsubishi ASX vb) daha performanslı ve aynı sınıfta popüler olan 1.6 altı turbo modeller VW Tiguan ve Ford Kuga gibi modeller ile de benzer performansta. Tamamından ise daha az tüketiyor ama çok az km yapan benim için bu bir problem değil. Olsa zaten 3.0 litre 6 silindirli aracı 5 yıldır kullanmazdım. 5 yılda yaptığım km 40.000...
     
  2. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Subaru Forester tercih etmemek için 4 önemli sebep;

    1- CVT şanzıman! Mazda'yı almamak için en önemli sebebim AWD sistemi ile ilgili teknik konulara dayanıyordu ya... Aynı şekilde Forester almamak için en büyük sebebim de teknik bir konu, CVT şanzıman! Subaru'nun kullandığı CVT şanzıman Dünya'daki en iyi örneklerden birisi. Ancak Mazda'nın AWD sistemi beni tatmin etmediği gibi, Subaru'nun CVT şanzımanı da beni tatmin etmiyor. Her iki firmanın üretimleri de kaliteli, sorunsuz, gelişmiş ama benim için yetersizler! Şanzıman da Mazda açık ara +

    2- Subaru'nun İstanbul'daki servisleri mekan, ekipman seviyesi ve usta kalitesi açısından bana göre daha üstün olsa da ve yedek parçaları stokta daha bol bulunsa da, yedek parça fiyatları ve zihniyeti konusunda Mazda üstünlüğü var. Mazda yedek parçaları piyasadaki diğer firmalar (özellikle de diğer Japonlar) seviyesinde. Subaru parçaları ise oldukça pahalı seviyede. Benim tecrübeme göre Mazda garanti konusunda daha anlayışlı.

    3- Forester'ın iç mekanı beni hiçbir zaman tatmin etmedi. Şimdi 2013 kasaya bakıyorum, yine birebir Impreza kokpiti ve göstergeleri. Kötü mü? Kesinlikle değil. Ben bu iç mekanı XV için gayet de beğenen birisiyim. Ama 65 bin TL'lık XV için beğeniyorum. 110-130 bin TL Forester için asla beğenemem! Hele ki, CD çaların görüntüsünün ve ekran kalitesinin halen 15 yıl önceki görüntüde olması kabul edilebilir gibi değil. Benim 2008 Outback'im de bile kokpite entegre, çok şık ve kaliteli görünen bir CD çalar var. Ekran kalitem bile fersah fersah ileride. Özetle, iç mekan Forester için tam bir eksi...

    4- Forester almamak için önemli sebeplerden birisi de; Bayraktar Çekmeköy'de aracımı takasa vermek için ekspertiz yaptırdım. Aracı bizzat oraya götürdüm ve ekspertiz yaptırdım. Ben sektörden bir kişiyim. Hem Bayraktar Çekmeköy, hem de Damla Mazda/Honda benim müşterim. Bana takas için bir fiyat verdiler. Daha sonra da Damla Mazda bana (dikkat kendi markaları olmadığı halde) bir fiyat verdi. Hem de aracı ekspertiz bile yapmadan, benim sözüme güvenerek!

    Şimdi yine dikkat; Mazda benim araca Subaru'dan tam 10.000-TL daha fazla takas fiyatı verdi!
     
  3. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bu sınıfta artık tüm modeller yolda da çok başarılı özellikler göstermek zorundalar satılabilmek için. Eskisi gibi asfalta çıktığında lodosa yakalanmış şehir hatları vapuru gibi sallana sallan gitmek artık kabul edilen bir durum değil. Ve hatta bu sebeple araçlar AWD ve 4x4 olarak 2'ye ayrıldı. AWD genellikle asfalt üzerinde sürüş emniyetine katkı yapan modeller için kullanılırken, 4x4 genellikle arazi fonksiyonuna yönelik tasarlanmışlar için kullanılıyor.

    Bu açıklamalarla ortaya çıkıyor ki, gerçekten enteresan bir otomobil kullanıyorsun. Sahip olduğu sistem özellikleri ile 4x4 olarak adlandırılabilecek ama şasi ve yerden yüksekliği ile ise AWD olarak adlandırılabilecek bir otomobil. Daha önce sana söylemiştim, 2006 yılında bu özellikleri dolayısıyla düşündüğüm bir otomobildi Grand Vitara.

    Ben araçlarımı arazi koşullarında sürmediğim ve bu konuda bir hobim olmadığı için, vermiş bulunduğun video'daki amatörler gibi bir durum benim için kıstas değil. Amatör dedim, çünkü o çamur öyle bir ortam ki, en iyi arazi aracı da uygun olmayan lastiklerle çıkamaz oradan. O ortama uygun lastiklerle de asfaltta güvenli seyahat edilemez. İnternette bu şekilde çok amatör video var, bunları ciddiye almadığımı söylemeliyim.

    Benim beklentilerim ne AWD sisteminden? Benim beklentilerimin hepsi asfalt üzerinde. Güzel hava ve yol koşullarında aracımın sportif performansına ve sürüş zevkine katkıda bulunması. Yine asfalt üzerinde sürüş emniyetine her hava ve zemin koşulunda katkıda bulunması ve nadiren karşılaşacağım kar ve buz kaplı zeminlerde beni indirip, zincirle uğraştırmaması.

    Sonuncusu için bir dert yok. Bugün piyasadaki en kötü awd sistemi bile artık bunu yapabilir duruma geldi. Ancak asfalt üzerindeki sürüş zevkine ve emniyetine katkı sağlamak konusu ayrı bir başlık;

    Sürüş zevki en yüksek otomobiller arkadan itişlilerdir deriz her zaman. Zaten bu sebeple Mazda MX-5 ve RX-8 gibi otomobillerini diğer ürünlerinden farklı olarak arkadan itişli olarak dizayn etti. Neden? Çok uzatılabilir, renesis rotary motoru başlığında da daha detaylı yazmıştım. Kısaca; şasinin ön ve arka ağırlık dengesi/balansını iyileştirmek ve direksiyon tekerleklerinden çekiş kuvvetini ayırarak, aracın yönlendirilme netliğini sağlamak. Aynı zamanda da çekişin aracın rotasını bozma eğiliminden, aracın rotasına katkı yapma eğilimine geçmesini sağlamak.

    Önden çekişli otomobillerin sakin ve ekonomik kullanımlarda genel anlamda daha güvenli, ekonomik ve tahmin edilebilir olduğunu söyleyebiliriz.

    Arkadan itişli bir otomobilin ise performanslı kullanımlarda daha zevkli, daha kolay yönlendirilebilen ve usta ellerde daha hızlı otomobiller olduğunu söyleyebiliriz. Ama zemin şartları zorlaştıkça (ki bırak buzu, karı, yağmurda bile) işin rengi değişir. Arkadan itişliler emniyetsiz hale gelir. Modern çekiş kontrol ve ESP sistemleriyle bile emniyet seviyeleri düşüktür. Çünkü hiçbir modern emniyet sistemi fizik kurallarını yenemez. Hani derler ya; kaza sırasında insanları korumanın en iyi yolu, aracın kazaya karışmamasını sağlamaktır. Yani Aktif Güvenlik! İşte aynı şekilde de; Kayan bir arabayı kurtarmanın en iyi yolu kaymamasını sağlamaktır! Yani yine Aktif Güvenlik!

    Kaliteli bir AWD sistemi bize kuru havalarda arkadan itişli bir otomobilin dinamizmini, ataklığını, gaz ile yönlendirilebilirliğini, direksiyon netliğini verebildiği gibi, kötü asfalt ve hava koşullarında da önden çekişli bir aracın emniyetini kat be kat aşan bir emniyet sağlayabilir.

    Benim şu anda kullandığım AWD sistemi işte öyle bir şey. Orta diferansiyel gerçek bir mekanik diferansiyel olduğu için default olarak arkaya %55 ve öne %45 güç aktarıyor. Gazlamalar sırasında tekerleklerde herhangi bir patinaj ihtimali söz konusu değilse, arkaya %50 ile %100 arasında gücü yönlendirerek, direksiyonu rahatlatmak (güç altında seni viraj dışına doğru çekmemesi için) yönünde tedbir alıyor. En sıkıntılı durumlarda ise orta diferansiyeli bir elektro hidrolik ünite ile full kilitleyebiliyor. Araçta bulunan TCS sistemi kayan tekerlekleri frenlediği için de tek tekerleğe kadar ilerlemeye yeterli gücü aktarabiliyor.

    RX-8'i rahatlıkla arkadan kopartabildiğim virajlarda, yerden CX-5 kadar yüksek bu otomobili şu ana kadar hiç kaydırmayı başaramadım.

    Benim gözümde şu anda sektörde 2 tip asfalt yoğunluklu ve arada sırada da hafif arazi kullanımı için dizayn edilmiş AWD sistemi var. Birincisi asfalt üzerinde karşılaşılacak kar, buz gibi ortamlarda aracın durmasını engelleyecek ve bir yaz pikniğine giderken, yolda çamur birikintisi veya ıslak çimenle karşılaşırsanız, can sıkıcı olaylara engel olacak sistemler. Bu sistemlerde üretici bir önden çekişli platformu alıyor ve ona bir part time awd sistemini adapte ediyor. AWD sistemi yakıt ekonomisi sağlamaya yönelik olarak sadece ihtiyaç olduğunda devreye giriyor, bunun haricinde önden çekişli olarak çalışıyor ve yine ağırlığı azaltmak maksatlı olarak gerçek bir orta diferansiyel yerine daha hafif çok plakalı debriyaj setleri ile arkaya güç aktarımı sağlanıyor. Mazda CX-5, Honda CR-V, Toyota RAV4, Ford Kuga, Nissan Qasqai (awd olanları), Mitsubishi ASX (awd olanları), VW Tiguan, Volvo awd araçlar gibi popüler ve çevrenizde çok gördüğünüz modeller bu gruba giriyor.

    Bu gruptaki araçlar arkaya güç aktarımını part time yaptığı ve bunu da bir çoklu plakalı debriyaj seti üzerinden yaptığı için;

    1- Virajlarda gücü arkaya ya hiç yönlendiremezler, önden çekişli olarak dönerler, ya da büyük bir yüzdede yönlendiremezler. Bu yönüyle çekiş sisteminin sportif katkısından bahsedilemez.

    2- Eğer gereğinden daha ağır arazi şartlarına sokarsanız veya asfalt üzerinde de olsa uzun süre patinajla ilerlenebilecek ortamda oynarsanız, ortadaki aktarımı sağlayan debriyaja benzer sistem ıısındığından hem ömrü kısalır, hem de soğuyana kadar sizi olmayacak bir yerde önden çekişli olarak terk edebilir. Zorlu koşullardaki aşırı yüklere ve aşırı patinaja dayanabilmek için mekanik orta diferansiyel gerekir.

    ikinci grupta ise, Subaru'nun manuel şanzımanlı modelleri ve VTD (benimki gibi) sistemine sahip otomatik şanzımanlı modelleri, BMW X-Drive sistemli otomobiller, Audi'nin 2.0 litrenin üzerindeki hacme sahip dikine yerleşimli Awd sistemli otomobilleri, Mitsubishi'nin sadece performans modellerinde (GT-R ve EVO gibi) kullandığı awd sistemleri vb. gelmekte. Bu arada bu açıklamadan merak edenler olabilir, Subaru 4 değişik çeşit awd sistemi kullanıyor değişik otomobillerindeki beklentilere göre. Audi de 3 değişik awd sistemi kullanıyor. VW Tiguan gibi, Audi Q3, Q5 gibi popüler modellerde göreceğiniz sistemler, Ford Kuga, Volvo araçlarındakiler ile aynı olup, Haldex firması üretimidir. Benim bu 2.grupta saydığım sistem ise Amerikan Torsen firması lisansı ile üretilen sistemdir. Yani A6 3.0 Quattro, A4 2.0 turbo Quattro gibi modellerde kullanılan sistemler. Q7'de kullanılan sistem ise münferiden kullanılan bir sistemdir.

    Bu ikinci grup awd sistemleri sürekli awd sistemleridir. Gerçek anlamda bir orta mekanik diferansiyel tarafından güç akslar arasında bölüştürülür. BMW ve Audi'nin son versiyonlarında default olarak bu bölüşüm %60 arka ve %40 ön şeklindedir (Audi'nin eski default'u %50-%50 dir). Subaru ve Mercedes 4Matic'de ise %55 arka ve %45 ön şeklindedir. (Subaru manuel şanzımanlılarda %50-%50 ve STI modelinde %62 arka %38 ön) Bu araçların Audi hariç diğerlerinde ayrıca elektronik olarak yönetilen bir orta diferansiyel kilidide vardır. Yani gücü sürüş tarzınıza göre, gaz verme miktarı, sürat, direksiyon açısı, yanal ivmelenme vb. sensörlerden aldığı datalar ile proaktif olarak değişken oranlarda dağıtabilen bir sistem. Yani tam gaz yaptığınızda ön tekerleklerin hafiflediğini bilip, gücün çoğunun arkaya gönderilmesi gibi. Ya da ön akstaki tekerlekler tamamen patinaja düştüğünde TCS'nin müdehale etmesi yerine orta diferansiyeli tam kilitleyerek ön ve arka tekerleklerin birbirlerinden farklı hızda dönmelerini engelleyen sistem. Çünkü TCS'nin müdehalesi demek, tekerleklerin frenlenmesi ve motor gücünün azaltılması demek. Yani sizin güç ve monetum kaybetmeniz demek vs.

    Konuyu daha fazla uzatıp, burayı awd sistemleri forumuna çevirmeyeyim. Ancak bu izahatlerden sonra diyebilirsin ki, o zaman neden CX-5 düşünüyorsun? 1.455 kg, otomatik, yerden yüksek bir araca 160 bg naturel motor koyuyorsanız, bu araca koyacağınız sistemin 1. grupta olması son derece mantıklıdır.

    Ancak Mazda'daki awd sistemini benim şu andaki 245 bg aracımda veya Subaru Forester'ın 240 bg 2.0 turbo aracında kesinlikle kabul edemem. (Forester'ın 150 bg versiyonunda da kabulümdür)

    Otomotiv sentöründe kural olmasa da genel temayül, 200 bg ve üzeri araçların ya arkadan itiş, ya da awd olması yönündedir. Çünkü önden çekişli bir araç ile bu motorun performansını ya alamazsınız, ya da direksiyonla boğuşmaktan yorulursunuz. Ben 2.4lt, 190 bg Honda Accord kullandım 3 yıla yakın. O aracın bir öncesinde de BMW 5.30 230 bg kullanıyordum. Gerçekten daha kuvvetli olan BMW'nin yönlendirilmesinin çok daha kolay, direksiyonun çok daha sakin ve net olduğunu, tork çekmesi (gazlama esnasında direksiyonun kısa aks tarafına çekme yapması) olayının mevcut olmadığına şahit oldum.

    Yine daha önce kullandığım, önden çekişli ve ihtiyaç halinde bir miktar gücü arkaya gönderebilen Honda CR-V aracımla tam gaz yaptığımda (150 bg) direksiyona sahip olmak için nasıl mücadele gerektiğini, ama 245 bg Subaru aracımla aynı yolda birebir aynı şartlarda tam gaz yaptığımda direksiyonu tek elle, hatta parmakla tutabildiğimi bizzat test etmiş birisiyim.
     
  4. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Aslında otomobil tavsiye etmek pek sevdiğim bir şey değil. Ben sadece objektif bir şekilde tecrübe ve görüşlerimi paylaşmayı severim ki, okuyanlar buradan yola çıkarak kendi beğeni ve beklentileriyle karşılaştırabilsin. Yani model tavsiye etmekten çok, seçimi kolaylaştırmak taraftarıyım. Çünkü otomobiller artık çok çeşitlendi ve kişiselleşti. Herkesin farklı beklentilerine cevap veren farklı modeller mevcut.

    Subaru Forester ile Mazda CX5 birebir aynı sınıf. Her ikisi de esasen şehir içi ve otoban aracı öncelikle. Ancak hafta sonu ve tatil hobilerine de belli bir dereceye kadar izin veren SUV araçları. Sport Utility Vehicle, isminden de anlaşıldığı gibi, sportif etkinliklerinizde sizi destekleyen özelliklere sahip araçlar. Tabi burada bahsedilen sportif etkinlikle piknik, balık, kayak vb. gibi sınırları olanlar...

    Bu iki araç birebir aynı sınıf olmalarına rağmen aralarında ciddi fark var. Yorumumu Forester'ın turbo hariç modelleri üzerine yapacağım. Bu arada diğer sorunuzu da cevaplayayım, turbo modeller çok ekstra performansa sahip oldukları gibi, süspansiyon ayarlarında da bu gücü kaldıracak biraz farklı ayarlamalar var. Daha sert, daha konforsuz, daha çok tüketen ama çok daha iyi performansa sahip, daha iyi yol tutan modeller. Subaru hayranı herkesin hayallerini süslemeleri çok doğal.

    Eğer aracınızı asfaltta sürmekten keyif alıyorsanız, yani daha sportif, daha dinamik sürüşleri seviyorsanız, aracınızın iç mekan dizaynı, kullanılan malzemelerin kalitesi, işçiliği sizin için önemliyse, modern teknolojik ekipmanları önemsiyorsanız o zaman CX5. CX5 çok daha sportif bir sürüşe, çok daha net ve hassas bir direksiyona ve sınıfını aşan derecede sportif bir süspansiyon ayarına sahiptir. Bu araçla konfor içinde, yarı-Premium seviyesinde seyahatler yapabileceğiniz gibi, yerden yüksek olmasına rağmen bir kompakt hb seviyesinde dinamik ve sportif sürüşler de yapabilirsiniz. Aşırı zorlamadığınız hafif arazi şartlarında da sizi üzmez.

    Ama asfaltta, yani şehirde sadece ihtiyaçtır otomobil, bir yerden bir yere giderim diyorsanız, ancak tam bir hobi adamıysanız, yani sizin için arada sırada olan asfaltsa ama balık, çimen, çayır, piknik, dağ, kayak, doğa tatilleri vb. sizin için öncelikliyse, Forester. Forester süspansiyon sistemi arazi için daha takviyeli ve orta transfer kutusu uzun zorlamalara karşı ısıl direnç olarak daha fazla kendini kanıtlamıştır. Forester'ın iç mekanında otururken ne dizayn, ne işçilik, ne de donanım size modern ve estetik keyifler vermez. Ama bir yeri çizdim, içi balık koktu vb. gibi üzülmezsiniz.

    CX5 bir salon beyefendisidir ama spor ayakkabıyı, çizmeyi ayağına geçirdi mi, sizi şaşırtma kapasitesine de sahiptir. Vay be şehir çocuğuna bak sen! tadındadır...

    Forester adından da anlaşılacağı gibi doğa adamıdır. Baktığınızda zaten bu herif atlar, zıplar, tırmanır dedirtecek gibi görünüyordur. Onu şehirde partiye götürdüğünüzde, yine blue Jean ile geleceğine ve gömleğinin ütüsüz olacağına emin olabilirsiniz. O böyle formaliteleri takmaz, yoluna bakar!
     
  5. mesut taşdemir

    mesut taşdemir Katılımcı

    Eline yüreğine sağlık hocam gerçekten bilgilendirici olmuş. Dediğiniz gibi CX-5'te oto-park ekibini bu konuda şaşırtmıştı :)
     
  6. HÜSNÜ GÜRSU

    HÜSNÜ GÜRSU Katılımcı

    Araç Markası:
    2010 - Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Bakır Kırmızı -
    Değişik bir açıdan, tatlı bir anlatım. Teşekkürler.
     
  7. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Son paragraf özet olmuş
     
  8. chaos

    chaos Katılımcı

    Bir iki haftadır bu sınıftaki araçları inceliyorum. Kriterlerden bir taneside iç mekan genişliği. Kullanıcı yorumlarından bir şey çıkmıyor kime sorsan aracının arkası yayla gibi :) Testleri okuyorsunuz arkada iç mekan genişliği yeterli! Yeterli de ne kadar yeterli? Sana yetiyordur bana yetmiyor mesela? Birde nası karar verdin, arka mesafeye bakarken ön koltuk neredeydi?

    Autobild - Auto motor&sport gibi dergiler kendileri ölçerek bazı değerler veriyorlar ama birbirlerini tuttuğunu görmedim hiç. İki dergiyi yanyana koyuyorum aynı aracın arka diz mesafesi alakasız. Yine en güvenilir yöntem fabrika verisi arka - ön baş ve ayak mesafeleri. Bu ölçümlerde her üretici SAE - J1100'e uymak zorundalar. Karşılaştırma ancak bu şekilde yapılabillir. Mazda bu değerleri broşürlerinde yayınlıyor. Ama diğer üreticilerde bu verileri bulamadım. www.autobytel.com sitesinde bu verilerin yayınlandığını gördüm ve değerleri cm cinsinden yazarak ufak bir tablo hazırladım.

    [​IMG]

    Evet CX5 ön ayak hariç diğer tüm verilerde en önde. Hatta yayla gibi diye tabir ettiğimiz arka ayak mesafesinde en düşük değere sahip Tiguan'dan 9 cm ilerde. Kıyas açısından bu değer Mazda 6 da 95 cm, Mazda 3 'te 90 cm ve RX8 de 80 cm :) İlginç olan bu değer aynı dingil mesafesine sahip Mazda 3 'ten 10 cm ve hatta kendisinden 30 cm uzun olan Mazda 6'dan 5 cm daha fazla.

    Buradaki araçlara baktığımızda CX5 iç mekan genişliği konusunda sınıf lideri bile sayılabilir ama hiçbir testte böyle bir sonuca varılmamış. Neyse rakamlar yalan söylemez :)

    Bu arada ilgilenenler için araç boyutları ölçüm standartı SAE J1100

    https://law.resource.org/pub/us/cfr/ibr/005/sae.j1100.1984.pdf
     
  9. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Arka diz mesafesi ölçümlerinde, neye göre geniş veya yayla gibi nitelendirmeleri yapılıyor ben de merak edenlerdenim. Bu ölçümü yaparken ön koltuk nerede duruyor mesela. Şuan ki aracımda şoför koltuğunun arkasında ben oturarak gidemem mesela daralır, bunalır, patlarım. Ama eşim oturduğunda koltuğa arka taraf yaylanın küçüğü oluyor mesela :)

    Yeri gelmişken söyleyim iç mekan genişliğinden hiç memnun değilim Mazda 3 ün ama memnun olunan bir C segment araç da yok heralde.

    Bir ilginçlikte şu benim açımdan, CX-5 aynı dingil mesafesine sahip olmasına rağmen arka ayak mesafesinde Mazda 3 ten 10 cm daha önde olması.
     
  10. chaos

    chaos Katılımcı

    Rica ederim İlhan işine yaradıysa ne mutlu :) Bana RX8 sonrası her araç geniş ama birde sınıf içi karşılaştırma yapalım dedim:)
     
  11. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bunun sebebi şu; ayak mesafesi denilen ölçü, oturan kişinin kalçasından ayağını koyabileceği maksimum mesafeye kadar. Yani arka koltuk ile ön koltuk mesafesi aynı dahi olsa, eğer arka koltuk daha yükseğe monte edilmişse (SUV araçlarda olduğu gibi) bu yükseklik size ekstra mesafe sağlıyor.

     
  12. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Rica ederim ne demek? Hemşeriyiz sonuçta...

     
  13. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bize her yer Trabzon gibi demişsin!

    Bu arada teknik hafiye gibisin, Özkan. Şu bulup, forumun hizmetine verdiğin tablolarına hayranız.

    Bir de Sonax'da Harun usta seni soruyordu dün. Senden memnun kalmamış, bir daha gelmez dedim...

     
  14. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Yükseklikten kazanıyor yani, anlaşıldı abi sağol.
     
  15. chaos

    chaos Katılımcı

    Teşekkür ederim abi, karşılaştırmalı tablo hazırlamaktan çok zevk alıyorum valla:)

    Yok abi Sonax'dan gayet memnun kaldım. İncik cincik benim tüm filmi uğraşıp söktü sağolsun. Başkası olsa o boya baya zarar görürdü eminim. İşten güçten fırsat bulup götüremedim tekrardan. Bu arada şimdi öncelikli konum Recaro'nun yıpranan ön sol tarafını hallettirmek. ArtCar diye bir firma var Merser oraya yolluyormuş karşıda. Uygun bir güne randevu alabilirsem onu hallettiriyim diyorum.

    Bu arada abi dediğin gibi ayak mesafesinde koltuk yüksekliği de dikkate alınıyorsa, baş mesafesinden kısarak ayak mesafesi artırılabilir koltuk yükseldikçe. Peki arka koltuğun sırt kısmından ön koltuğun arkasına kadar yapılan bir ölçüm var mı acaba? Diz mesafesi dediğimiz şey tamda bu sanırım ama ön koltuk hareket ettikçe ölçüm değişir. Bir de bunu arayım bakayım.
     
  16. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    SUV araçlarda zaten tüm kazançlar yükseklik ile alakalı. CX-5 uzunluk 4,555, yanlış değilsem Mazda 3 sedan 4,58 civarı yani daha uzun. ezmocesteri'nin dediği gibi dingil mesafesi de aynı.

    Ama avantajı nerede? Tavan yüksek olduğu için arka koltuğu daha yukarıya koyabiliyorsunuz, böylece arka koltuktakiler ön koltukların üzerinden daha iyi bir ön görüşe sahip oluyor. Bu psikolojik olarak ferahlık hissi veriyor. Ve dizler hb veya sedandaki gibi, yukarıya kırık olarak değil, kalça ve diz arasındaki bacak bölümünüz koltuğa tam oturacak şekilde seyahat edebiliyorsunuz. Uzun yolculuklarda bu şekilde oturmak yorgunluğu azaltıyor.

    Özellikle uzun boylular alçak yerleştirilen koltuklarda ya bu bölümü tam olarak koltuğa yerleştiremez ya da ayaklarını ön koltuk altına doğru uzatmaya çalışırlar. İşte bu sebeple ayak mesafesi diz mesafesi kadar önemlidir.

    Ayrıca arka bagaj da en ve boy olarak daha geniş olmasa da, yükseklik farkı ile daha geniş/hacimli oluyor. Üstelik arka kapağın tamamen açılabilmesi, yani yükleme genişliğinin fazlalığı, üstelik hb versiyondakinden farklı olarak daha dik duran arka cam sayesinde bagajın kullanışlılığı, yüklenebilen nesnelerin hacmi artıyor.

    Zaten SUV araçlardaki mucize bu, aynen MPV araçlar gibi.

    Ait oldukları sınıftaki sedan versiyonlardan çok daha kullanışlı iç mekan ve bagaj sundukları halde, şehir içinde manevralar ve park olayı çok daha kolaydır. Bu tip araçlara MPV deniyor.

    Buna bir de yerden daha yüksek zemin ve 4x4 donanımı eklerseniz, bu pratik araçlara hafta sonu hobilerinizi karşılama yeteneği de ekliyorsunuz. Bu sefer SUV deniyor.

    Buna ayrıca halen sedan versiyonun mükemmel ve sportif sürüşünü de ekleyebiliyorsanız, buna da Mazda CX-5 deniyor!
     
  17. Belash

    Belash Sessiz

    Mustafa abi parmaklarına sağlık.

    Subaru Forester ve CX-5 ikileminde kaldığım zamanda, hızır gibi imdadıma yetiştin vallahi de billahi de. Anam ağladı iki de bir, gavur videoları izlemekten. En yakın zamanda gavurcayı öğrenmem lazım.

    Subaru Forester Premium için 111.500 - TL
    Mazda Cx-5 Power için 117.500 TL fiyat aldım. Bu fiyatlara göre Mazda biraz kazıkçı mı sence?

    Kaldığım yerde Subaru servisi yok, doğrusu anlayan da yok. En yakın servis noktası Urfa' da, onunda ne kadar iyi olduğunu ya da iyi olup olmadığını bilmiyorum. Bu haliyle biraz riks almış oluyorum ama riks dediğimiz nedir ki sıfır araçlar da? :) Aduket çeken Ryu gelmezse hiç bir şey olmaz Allah'ın izniyle...

    Bu yazdıklarından sonra Subaru Forester defteri kapanmıştır benim için. Araziye hiç çıkmam, karlı yollarda da CX-5 haydi haydi iş görüyorsa tamamdır bu iş.
     
  18. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Yararlı olabildiysem sevindim.

    Bence Forester turbo alınır. Turbo olmayacaksa, CX-5 ile her karşılaştırmayı kaybeder. Aralarındaki fiyat farkı sadece modern güvenlik donanımı farkları için bile değer. Bugün aralarında tekrar karar versem, dürüstçe tekrar CX-5 tercih ederdim. Burası Mazda forumu diye yazmiyorum, aynı şeyleri Subaru forumunda da yazdım.

    Hayırlı olsun kararın diyorum.

     
  19. Belash

    Belash Sessiz

    Abi yararlı olmak ne kelime, bildiğin Meydan Larousse gibi adamsın :) Destan yazmışsın bu konuda, TV'ye çıksan yeridir.

    Turbo motoru sevemedim bir türlü. Aracın tin tin giderken bir kerteden sonra "öeeh" diyerek zengin kalkışı yapar gibi şahlanmasını, belli bir devirden sonra da nefesinin kesilmesini hoş bulmuyorum. Atmosferik candır bana göre.
     
  20. ismail_18

    ismail_18 Sessiz

    sevgili mustafa abi mazda cx5 subaru forester karşılastırmasına subaru autback karsılastırmaya sokarsak senin bu arabadaki düşüncelerini rica edebilirmiyiz..?malüm aoutback hem dizel hem otomatik ama senin bu konudaki düşüncelerini cok merak ediyorum saygılarımla
     

Sayfayı Paylaş