Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mazda 6 GJ Skyactiv vs 4 Silahşörler!

Konu, 'Mazda 6 GJ (2012 skyactiv)' kısmında mtutun tarafından paylaşıldı.

  1. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Enes arkadaşımız Mazda 6 ile ilgili bir test ve görüş yazısı yazmamı istemişti. Ben de bu yazıyı hem yazmak, hem de daha ilginç hale getirmek için son dönemlerde detaylı testlerini ve incelemelerini yaptığım ülkemizde en çok satılan 4 premium sedan ile karşılaştırmak istedim. Çünkü Mazda özellikle Skyactiv jenerasyon otomobilleriyle kendine has bir mühendislik konsepti tanıttığı gibi, Premium sınıfa da göz kırpmaya, en azından giriş Premium seviyesi olarak adlandırılabilmeye oynuyor. Baksanıza bizlerin gayet iyi düzeyde bulduğu Mazda 6 iç mekanı bile 2 yılda makyajlanıp, kalitesi arttırılıyor. Demek ki, bu konuda bir gayret var. O zaman bakalım bu 2’si birebir aynı sınıfta (D sınıfı), 2’si ise bir üst sınıfta (E sınıfı) yer alan bu sınıf şampiyonları ile nasıl başa çıkabiliyor? Mazda 6 literatürel olarak D sınıfı ama ölçüler olarak E sınıfı standardında, bu sebeple bu 4 araç ile de boy ölçüşmeli diye düşünüyorum.

    Mazda klasik 2.0 litre atmosferik motor ısrarını sürdürürken, Mercedes ve BMW 1.6 turbo makinalar kullanıyor. Bu karşılaştırmanın en güzel yanı ise, CVT ya da Çift Kavramalı şanzıman tercih etmeyen ve klasik tork konvertörlü şanzımanda Dünya’daki en gelişmiş versiyonları kullanan 3 üretici olmaları.

    Güç ve torklar;

    Mazda; 165 bg + 210 nm (6 ileri + 1 geri)
    Mercedes; 156 bg + 250 nm (7 ileri + 2 geri)
    BMW; 170 bg + 250 nm (8 ileri + 1 geri)
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  2. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bu bilgilerden sonra, Premium sınıf hakkında bazı genel tecrübe ve bilgiler paylaşayım;

    Benim gençliğimde ve ilk Premium araç satın aldığım yıllarda BMW 3 serisi ve Mercedes C sınıfı, bu Premium markalara giriş modelleriydi. Bu sebeple bir üst sınıftaki 5 serisi ve E sınıfı ile aralarında kalite çıtası da hayli açıktı. Ancak 2000’li yılların ortalarından itibaren her iki marka da özellikle gelişmiş pazarlarda yükselen bir müşteri kitlesine, yani genç, dinamik, yüksek eğitimli, hayattan beklentileri yüksek ve gelirleri giderek yükselen bir kitleye, hitap edebilmek için klasik model zincirini kırarak, yeni ve genç, daha kolay ulaşılır modeller üretmeye başladılar. Daha önce olmadıkları sınıflara girdiler. Bu da tabi ki, bu markalara giriş modellerini değiştirdi. BMW 1,2, X1, şimdi 2 Active Tourer, Mercedes ise A,B,CLA ve GLA ailesini yarattı.

    İşte Mazda 3 hb ve sedan modelleri ile ve bir ihtimal de yeni gelecek CX-3 ile bu sınıfa oynamaya çalışıyor. Yani Premium giriş sınıfına. Yani kendini Toyota Corolla, Honda Civic ile rekabet etmektense, yukarıda saydığım araçlara rakip kılarak, karlılığı daha yüksek bir segmente transfer olmak gayretinde bence. Biz Özkan (chaos) ile birlikte bu konuda uzun uzun bazı incelemelerde bulunmuş ve bazı fikirleri paylaşmıştık. Ben aracın dizayn dilinde, dış ve iç mekan kalitesinde bu çıtanın yakalandığını, sürüş kalitesi ve şanzıman/yürür aksamda da bu keyifli kullanım seviyesine gelinebilindiğine inandım. Ancak Türkiye pazarı açısından motor ayrı bir konu! Burada bir açık var…

    Peki Mazda 3’e bir pasaj açtıktan sonra kaldığımız yerden devam edelim.

    Bu sınıfların yaratılmasıyla birlikte W204 kodlu bir önceki C sınıfı, özellikle makyajından sonra ve F30 kodlu 3 serisi kalite çıtasında inanılmaz şekilde bir üstteki abilerine yaklaştılar. Aslında kabul etmek lazım ki, bu yaklaşmanın büyüklüğünden çok, üstteki abiler de daha fazla onlara doğru yaklaştı. Daha önce hem E39, hem E60 BMW 5 serisi sahibi olmuş ve F10 yeni kasa 5 serisini de defalarca detaylı incelemiş ve test etmiş birisi olarak çok rahat söyleyebilirim ki, E60 E39’dan sonra 2 adım geri gitmekti. Özellikle de iç mekan kalitesi anlamında. F10 ise bunun 1 adımını geri gelmiş, ama sadece 1 adım ve halen E39 bence üretilmiş en klas, en kaliteli 5 serisi idi. Mercedes konusunda bu kadar tecrübeli değilim doğrusu ama yazılanlara baktığınızda benzer bir görüş onlar için de ortaya çıkıyor.
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  3. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bir Mercedes bayisinde yeni C180 Fascination, ardından bir E180 Elite aracı kendim çok detaylı ve uzun uzun inceledim. Ardından da her ikisini de test ettim. Hemen aynı gün bir saat kadar sonra bir BMW bayisinde önce 3.20i ed Luxury Line ve 5.20i Premium araçları showroom’da çok detaylı inceledim ve her ikisini de peş peşe test ettim.

    Aşağıda her biri ile ilgili sıra ile görüşlerimi yazıyorum;

    1- Mercedes W205 C180; Hiç şüphe yok ki, sıradışı ve çok ilgi çekecek bir tasarım. Ama ilk izlenimim dışarıdan, Mercedes çok ilginç bir firma, her neslinde aracı inanılmaz farklı konseptlere taşıyor. Özellikle de son dönemlerdeki jenerasyonlardan bahsediyorum. W203 ilk tasarımında klasik ve hiçbir zaman ilgimi çekmeyen bir C sınıfı sedan araçtı. Daha sonra makyajında bu modeli getirebildikleri kadarıyla sportifleştirmeye çalıştılar. W204 ilk tasarımıyla dışında önden klasik, arkadan ve yandan sportif bir karmaydı. İç mekanda gerek kalite, gerek dizayn anlamında eleştiri kaynakları vardı. Ama öyle bir makyajlandı ki, araçta tek eleştirebileceğimiz konu sınıfına göre küçük olması kaldı. Dış tamamen sportif ve iç mekan da hem sportif, hem çok kaliteli bir hale geldi. Araç sportif görünümde tarihinde ilk kez belki BMW 3 serisinin üzerinde bile konumlanmaya başlandı. Kullanıcı kitlesi yaşı ciddi şekilde düştü.

    Ben gerçekten şunu çok merak ediyordum, bu kadar başarılı olmuş bir araç yenilenirken Mercedes nasıl bir yol izleyecek? Gerçekten çok farklı bir yol izlediler W205 ile. Bu aracın ne içinde, ne dışında W204 ile hiçbir ortak nokta yok görebildiğiniz, sadece kokpitin ortasından geçen alüminyum görüntülü çıta, o kadar. O da tablet görüntülü ekranın arkasında biraz saklandığı için eskisi kadar dikkat çekmiyor.

    İç ve dış dizayna çok girmek istemiyorum, çünkü sübjektif ve kişisel konular. Bu konularda beyan edeceğim fikirlerim sadece beni bağlar ve bilimsellikten uzak olur. Sadece şunu söylemek isterim ki, W204 öyle bir kasa ki, halen dönüp, arkasından bakarım ve hiçbir açıdan kötü bir görüntü vermez bana. W205 dıştan bazı açılardan bana kötü görüntü veriyor. Örneğin ben çok fazla alçalan bagaj ve tavan yapısını sevmem. Klasik sedan tasarımını daha çok seviyorum. Aracın ön burun köşesinden arkaya doğru bakış açısından durduğum bir açıda arka bagaj neredeyse hiç görünmüyor. Dedim ya, bu biraz kişisel bir konu, herkes aynı görüşte olmayabilir…

    Dizaynla ilgili söyleyebileceğim şey; Mercedes genç ve sportif bir C sınıfından, tekrar klasik ve elit bir C sınıfına geçiş yapmış. Aracın burun tasarımındaki far ve ızgara tasarımı hariç, tüm çizgiler elit bir yapıda. Bu yönüyle sanki müşteri kitlesi yaş seviyesi yine biraz yükseltilmiş ve W204 ilk dizayn edildiğinde ortada olmayan CLA sınıfı ve haleflerine yer açılmış gibi görünüyor. Bunun dışında dış panel işçilikleri, boya işçiliği yine pırıl, pırıl ve Mercedes standartlarında.

    İç mekan da aynı şekilde bariz bir şekilde sportiflikten elitliğe doğru yönlendirilmiş. Her ne kadar Tablet görünümlü ekran ve yuvarlak havalandırma kanalları sportif dokunuşlar da olsa, kokpitin geri kalanı tamamen elitlik üzerine dizayn edilmiş. Özellikle de kapı içleri İskandinav tarzı bir avangard elitizm dizaynı içinde. Ben çok geniş boşlukları olan orta konsolu çok beğenmedim. Araç içindeki geniş düz tasarımlar benim hoşuma gitmiyor ama bu bir zevk meselesi. Yalnız herhalde yorumlayan herkesin söylediği gibi, orta konsolda piyano siyahı boyadan kaçınmak gerek. Ben kokpit ortasından geçen ince çıtalarda bile piyano siyahı boyaya tahammül edemiyorum ki, bu kadar geniş alanda zaman içinde nasıl bir görüntü oluşur, tahmin bile edemem. Bazı alıcıların seçtiği diş budak ağacı herhalde en uygun çözüm olsa gerek. Bu kadar geniş ve düz yüzeylerde parlak boyalı veya kaplamalı malzeme seçimleri aracın yüzünü çabuk eskitebilir. İç mekan ile ilgili belirteceğim estetik ile ilgili bir diğer nokta ise, mümkünse kapılardaki hoparlör kapaklarını Burmester olanlar ile değiştirmek. (eğer olabiliyorsa) Ya da en iyisi direk Burmester tercih etmek. Siyah kapaklar bence çok uyumlu olmamış genel kapı trimi ambiyansı ile…

    Peki iç mekan kalitesi nasıl? Öncelikle şunu belirteyim Mercedes algılanan kalitede ders verecek nitelikte bir iç mekan tasarımı yapmış. Çünkü iç mekan olduğundan daha kaliteli algılanıyor. İç mekan kalitesiz mi? Tabiki hayır, gayet de kaliteli ama kalite algısı olduğundan yüksek. W204’ten daha kaliteli bir iç mekan havası verdiği halde, pek öyle değil. W204’teki derinlemesine plastik kalitesinden, otomotivde yayılmaya başlayan sert bir zemin üstü yumuşak kaplama düzenine geçilmiş kokpitin ve kapıların bazı kısımlarında. Sanırım D sınıfı Premium sedanlardaki algılanan kalite liderinin C sınıfı ve gerçek işçilik ve malzeme kalitesi liderinin de halen A4 olduğunu söylemek objektif bir yorum olur.

    Test sürüşü ile ilgili kısa yorumlar yaparsam, tüketimini test edecek imkanım veya gürültü seviyesini desibelmetre ile ölçecek durumum yoktu. Ancak şunları çok net söyleyebilirim ki, performans ve yol tutuş anlamında bana W204’ten farklı bir his sunmadı. Ki, bu da güzel bir şey, çünkü W204 gayet güzel dinamiklere ve sürüş konforuna sahipti sınıfında. Bu araçta yol ve rüzgar sesinin azaltılmış olmasını ve eski W204’te verilen 2 sürüş modunun sayısının arttırılmasını en önemli avantajlar olarak gördüm. Sürüşteki konfor yine her zaman ki gibi yüksek, tabi standart süspansiyon ve jantlar ile AMG’yi bilmiyorum. Dış görünüme ne derseniz deyin, AMG konsepti W204’ün gençliğine bence daha çok yakışıyordu. W204 AMG’den kapısı açılınca blue Jean ile genç bir insan ineceğini hissediyorsam, bu araçtan takım elbiseli 30’ların sonlarında, 40’larında bir ticaret/ iş adamının veya şirket yöneticisinin ineceği hissine kapıldım.
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  4. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    2- Mercedes W212 E180; İlginç, bu kasa gerçekten ilk defa bu kadar ilgimi çekiyor W212 makyajından sonra. İlk kez 5 serisi kadar sportif bir his veriyor bana dışarıdan. Yeni far tasarımı biraz tartışma konusu oluyor ama benim zevkime uyuyor. Dedim ya bunlar sübjektif ve tartışmalı kişisel beğeniler. Benim için iri ama çok güzel zamandan bağımsız çizgilere sahip bir sedan, hem de spor sedan. Dış boya ve panel işçiliklerinden bahsetmiyorum bile, çünkü inceleme konusu yaptığım 4 premium sedan araç ta Premium sınıfın gereği bu konularda gayet iyi durumdalar. Hatalar yok mu? Var tabi ki ama genel olarak gayet iyiler… E sınıfına hangi açıdan bakarsam, bakayım en ufak bir sıkıntı duymuyorum.

    Gelelim içine aracın. Uluslararası magazinde zaman zaman tartışma konusu olur ama bence şu anda sınıfının kalite standartlarını en üst noktasında bulunuyor Audi A6 ile birlikte. Tasarımı sevenler var, elit bulanlar var ama demode diyenler de var. Ama tartışmasız olarak gerek işçilik, gerekse kullanılan malzemeler konusunda eleştirecek yer bulamıyorum. İlla ki bir şey söyleyeceksem, hemen hemen her Mercedes modeli için söyleyebileceğim gibi, torpido gözü kapağı sol yan aralığı neden o kadar fazla? Bu araçta dikkati çeken bir konu, Mercedes bu aracın makyajında dışını müthiş sportifleştirmeyi, gençleştirmeyi seçmiş ama iç mekan da bundan eser yok. Dışı başka, içi başka Dünya, her ikisi de benim için keyifli ama zevklere göre değişir. Bu konuda yeni C sınıfı ve eski C sınıfı iç/dış uyumu daha iyiydi.

    Sürüş nasıl? Tartışmasız bu 4 aracın içinde en konforlusu, en huzurlu sürüşe sahip olanı. Ama en performansı düşük olanı ve sportif sürüşü eksik olanı da aynı zamanda. Yetersiz mi performans ve sürüş dinamizmi? Kesinlikle değil, hele bu sınıf bir sedan için gayet yerli yerinde her şey. Bu kasanın meşhur E200 Kompressor modellerini hatırlarsanız, bugünün E200 Kompressor modeli de E180’dir. Bu aracın bir de diğer 3 araçtan daha fazla verdiği bir başka konu var bence, her ne kadar tarihin en sportif E kasası olsa bile; Business Class! Yani iş sınıfı bir prestij. Demek ki özetle bu araç; Konfor, Huzur, Prestij!

    Benim açımdan çok talihsiz bir test oldu aslında. Çünkü 4’lü içinde en beğendiğim kasa (dıştan) ne yazık ki, mevcut aracım ile gerçekten çok benzerlikler içeriyor. Nerede kaldı o sınıfların bu kadar birbirine maliyeti düşürmek maksatlı geçmediği zamanlar? Bir alt sınıf ile bu kadar ortak malzeme kullanımını biraz fazla abartılı buluyorum doğrusu. Sanırım 1 yıl sonraki yeni E sınıfı da dıştan büyütülmüş bir W205 ve içinde de çok sayıda aynı kumanda elemanı ve benzer bir dizayn sunabilir.
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  5. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    3- BMW F30 3.20i ed; Öncelikle şunu belirteyim test aracım standart bir araç olmasına rağmen, showroom’da incelediğim araç Luxury Line+ paketli ve ekstra donanımlı bir araçtı. Bu sebeple lütfen test yorumlarımı Luxury Line+ modeline göre düşünün.

    BMW Mercedes’e göre çok daha muhafazakar bir tutum içinde modellerini yenilerken. Ne kadar değişiklikler olsa da tasarım dillerinde ana dizayn temalarını koruyorlar ve 3 serisi her zaman bir 3 serisi olduğunu gösteriyor. Hakeza 5 serisi de öyle. Aracın dış kalitesine daha önce yorum yaptım, klasik Premium sedan kalitesinde. Yine aracın her açıdan baktığımda beni rahatsız eden tek bir açı bile bulamıyorum. Zorlarsam belki ön farların yere doğru alçalan kaputtan sonraki pozisyonlarını yere bir tık yakın bulmamı gösterebilirim. Ancak bu dizayn felsefesi yakında herkeste görüleceği ve teknik sebebini bildiğim için bunu eleştiremiyorum.

    İçine geçtiğimde 3 serisi beni şaşırtıyor. Çünkü 3 serisi bu araçların içinde benim daha önce hiç ciddi şekilde incelemediğim bir araç. Ve beklenti olarak bu 4’lü içerisinde en albenisiz, sade ve düşük kalitede bulmayı beklediğim bir iç mekan. Standart versiyon üzerine incelemediğim için yorum yapamıyorum ama Luxury Line içindeki tam gerçek deri döşeme, elektrikli-hafızalı-ısıtmalı koltuklar, Harman Kardon müzik sistemi ve kendine has hoparlör kapakları, boyalı plastik yüzeyler yerine gerçek diş budak ağaç kaplama göğüs şeridi, hemen altında krom çıtalar beni etkiledi doğrusu. Kokpitteki işçilik tam olması gerektiği gibi ve 4 araçta da birbirinden uzak değil. Malzeme kalitesi ise, şaşırtıcı derecede yüksek. Mercedes C sınıfı ayarında mı? Hayır aynı seviyeye koymuyorum ama tahminimden daha yakın, ancak bir tık ve hatta yarım tık aşağıda.

    Bu konuda şaşırıyorum çünkü 3 serisi ile 5 serisi arasında iç mekan kaliteleri farkı çok çok düşük. C sınıfı ve E sınıfı da bu konuda daha önce dediğim gibi artık çok nadir noktalar hariç birbirine çok yakın. Ama 3 serisi ve 5 serisi arasındaki fark çok daha az.

    Geçiyorum test sürüşüne. Sanırım herkesin beklediği gibi bu araç 4’lü arasındaki en performanslı, şanzımanı en uyumlu ve başarılı ve sürüşü en keyifli otomobil. Bunda hiçbir tartışma yok. Sürüş konforu tartışmalı. Normal yollarda sürerken belki de E sınıfı kadar konforlu hissediyorsunuz ama yol koşulları normalden bozuk tanımına inince aralarındaki en düşük konforlusu olabiliyor. Araç hepsinden performanslı dedik. Çok mu fazla? E sınıfından çok fazla, C sınıfından fazla olarak adlandırılabilir. C sınıfına fark rahatsızlık verici mi? Bence değil, 3 serisi daha performanslı ama bu C sınıfı yetersiz ve eğlencesiz demek değil. Aradaki fark bu düzeyde değil. Peki 3 serisi en konforsuz ama çok mu? 3 serisini kabul edilemez sertlikte yapan bir fark değil bu. Aslında 3 serisi de gayet yeterli bir konfora sahip.

    Özetle araçlardan biri daha konforlu, diğeri daha performanslı ama hiçbiri hiçbir konuda gerçekten yetersiz değil. Seçimler tamamen kişisel öncelikler ve görüntü ile ilgili olacaktır. Bu arada 3 serisi ile ilgili bir başka bilgi vereyim, direksiyon hissiyatında ve viraj keyfinde eşsiz ve rakipsiz!
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  6. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    4- BMW F10 5.20i ed; 5 serisi de klasik bir 5 serisi ama E60 kodlu selefine göre BMW genlerine daha bağlı bir model. Sanki E39 jenerasyonuna bir dönüş yapmışlar gibi bir hissiyatı var dışarıdan bakıldığında. Bana E60’tan çok E39’un halefi gibi göründü. Aracın dışarıdan baktığımda beni rahatsız eden hiçbir açısal görüntüsü yok. Gerçekten çok dengeli ve başarılı bir kasa. Hayatının son 2 yılına girmesine rağmen halen diri ve güncel göründüğüne inandığım başarılı bir dizayn.

    İç mekana geçildiğinde ilk dikkatimi Sensatec isimli suni deri çekiyor. İlk incelediğim aracın koltukları siyah ve Sensatec siyah renk ile birlikte gerçekten benim hoşuma gitmeyen bir görüntü sunuyor. Aynı Sensatec hangi modelde kullanılırsa kullanılsın, gerçekten hoş bir görüntü vermiyor ve Premium bir markada benim gözüme sırıtıyor. Yine de vurgulamam lazım ki, Sensatec 3 serisinde sanırım dizayn ve dikişleri ile olsa gerek, gerçek deriye en yakın formunda. Ama diğer modellerde beni ikna edemedi.

    İç mekan görüntü olarak sınıfının kalite ve işçilik seviyesinde. Ama şahsi fikrime göre E sınıfının işçilik olarak olmasa bile malzeme kalitesi olarak altında. Özellikle koltuğa oturup, orta klima ve müzik sistemi tuşlarına dokunmaya başlayınca, biraz hayal kırıklığı meydana geliyor. Yine aynı şekilde orta geniş vites konsolundaki açılır, kapanır kapakçıklara dokunup, açıp, kapatınca o eski E39 serisindeki süspansiyon ve açılma/kapanma kalitesini bulamıyorsunuz. Mercedes C sınıfında vurguladığım gibi, o kadar çok araçta kullanılıyor ki artık, bu piyano siyahı boya ne Premium hissettiriyor, ne de uzun sürede aynı görüntüsünü koruyor. Bunun standart olarak seçilmiş olmasını BMW 5 serisi için de, Mercedes C sınıfı için de hata olarak görüyorum.

    Kokpit üst yapısı, kapı içi trimleri, halılar vb. herşey yerli yerinde kaliteye sahip ama Sensatec döşeme, klima/müzik sistemi kumandaları ve orta konsol kapak mekanizmaları ve boyası kafamda soru işaretleri bırakıyor.

    Geçiyorum test sürüşüne. Aracın performansı E sınıfı ile 3 serisi arasında tam olarak. C sınıfı ile de aynı ayarlarda hissiyat olarak. Sessizlik ve konfor şaşırtıcı derecede iyi, bir BMW’den Mercedes sınıfı gibi bir konfor ve sessizlik beklemiyorsunuz başta. Tabi ki E sınıfı biraz daha konforlu bu bir gerçek ama 5 serisi de gayet başarılı. Dinamizm ve viraj hakimiyeti gayet iyi, belki de bu sınıfın en iyisi ama 3 serisi kıvamında değil tabi. Zaten 4,90 boy ve 2,90 dingil mesafesiyle de olamaz.
     
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  7. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Şimdi Mazda 6’yı değerlendirmeden önce bir de nedenler niçinler önceliği kıyaslaması yapalım aralarında;

    E serisi neden değil?; İç mekan klasikliği ile dış dizayn sportifliği arasındaki uyumsuzluk, sürüş dinamizmi eksikliği, huzurun bu düzeyinin fazla olması, Türkiye'de adam her zaman huzursuz ve tetikte olmalı.

    En çok beni neyi etkiledi?; Bence halen 4’lü arasında dıştan beni en etkileyen kasa, tartışmalı prestij fazlası.

    5 serisi neden değil?; Tam bir 5 serisi hayranı olmama rağmen, bu 5 serisi iç mekanda bende E39 heyecanı ve kalite hissini oluşturamadı. Sürüşü sınıfı için çok iyi ama bir 3 serisi daha fazlasını veriyor. Bir üst sınıf prestiji için, şehir içinde sürmesi daha zor, performansı daha düşük bir araç 3 serisi yanında...

    En çok beni neyi etkiledi?; Bir üst sınıf olmasını dışarıdan prestij fazlası, daha fazla arka koltuk diz mesafesi.

    C sınıfı neden değil?; Sübjektif olarak bana hitap etmeyen bazı dış dizayn ve iç dizayn unsurlarına sahip olması, arka sırada dizaynın geriye doğru daralan yapısı sebebiyle baş mesafesi sıkıntısı, sportiflikten klasikliğe kayan dizayn.

    En çok beni neyi etkiledi?; Çarpışma önleme asistanı standart, bana hitap etsin etmesin tasarımda sıradışı olma cesareti, en yeni model olması.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  8. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Gelelim Mazda 6'ya. Mazda 6 aslında her jenerasyonu ile etkileyici bir otomobildi. Ancak bariz şekilde orta sınıftı ve orta sınıfın sportif üyelerindendi. Bu Mazda 6'da ise iç dış dizayn beraberce hem sportif hem elit dizayn harmanlanarak, daha önce dediğim gibi, Premium giriş sınıfına doğru aracı pozisyonlamak istemişler. Bu emek açıkça görülüyor.

    Aracın dış dizaynına baktığımda gerek dizayn temasının elitliği, gerek panel birleştirme hassasiyeti, gerekse boya kalitesi ile gerçekten parıldayan bir araç. Kolay kolay beğenmeyenin çıkmayacağı, dıştan bence Premium olarak adlandırılmaya yakışan bir kalite ve dizayn var. Ve beni gerçekten dizaynın rahatsız ettiği hiçbir açısı yok aracın...

    İç mekana geçildiğinde durum o kadar parlak değil. Eski modellere göre ve rakip diğer Japon araçlara göre ileride dizayn ve kalite olarak, bu kesin. Ancak daha önce Özkan ile çok detaylı incelediğimiz konularda eksikler Premium sınıfa göre fazla. Biraz da iyi haber verelim, Premium kalitesinin yakalandığı ve aşıldığı noktalar da var. Genel olarak koltuklarda kullanılan suni deri, kalite ve görüntü olarak Mercedes'teki Artico isimli suni deri ile gerek malzeme, gerekse işçilik olarak eş düzey. BMW'deki Sensatec isimli suni deriden ise her yönüyle daha kaliteli.

    Kokpitin üst bölümünde kullanılan plastik kalitesi hem görüntü, hem dokunuş olarak BMW, Mercedes kalitesini yakalamış. Ancak kokpitin gerçekte boyalı plastik olan vişne çürüğü çıtasının alt kısmı için aynı şeyi söyleyemem. Bu kısımdaki gerek işçilik, gerekse malzeme kalitesi Premium sınıfı bırakın, D segmentinde yer alan diğer orta sınıf araçlar arasında bile ortalama düzeyde. Eğer kıyaslamayı D ve E sınıfı Premiumlarla değil de, yukarıda anlattığım BMW ve Mercedes'in yeni yarattığı giriş sınıfları ile yapsaydık, aynı düzeyde diyebilirdim.

    Gelelim kapı içi trimlerine. Diğer bir başlıkta da belirttiğim gibi, Mazda'nın en çok çalışması gereken yer kapı içleri. Çünkü bu bölüm sürekli göz önünde olan, sürekli dokunulan bir bölüm. Bu bölümde Mazda 6 kalitesi Premium sedan rakiplerden oldukça düşük. Bu kalitesiz demek asla değil, sadece Premium seviyesinde değil demek. Burada daha çok Accord, Avensis kalitesi var demek...

    Bir diğer eleştiri ise multimedya ekranı ve işlevi üzerine. Mutlaka netliği daha fazla ve fonksiyonları daha fazla ekranlar kullanılmalı. Sanırım zaten bu sebeple erken bir multimedya sistemi değişikliği de göreceğiz Mazda 6'da...

    Burada Mazda'ya koca bir alkış getirecek bir detaya geldik şimdi. Kokpitte yer alan direksiyon konsolu solundaki, orta konsoldaki klima ve müzik sistemi kumandalarının hepsinin kalitesi test ettiğim araçlar içinde en yükseğiydi. Hem kullanılan malzemeler, hem dokunma hissi, hem de çalışma/kumanda etme karakterleri ne Mercedes E sınıfı ne de BMW 5 Serisi'nde mevcuttu. Bu büyük başarı...

    Donanım konusuna görmiyorum, çünkü Premium sınıfta her şeyi, hem de Mazda 6'da bulunmayan şeyleri de ekstra olarak alabiliyorsunuz. Ama fiyat ne oluyor? diyecekseniz, haklısınız. Bu konuyu en son konuşuruz...

    Sadece şu önemli donanımların hakkında bir şey konuşalım. Otomatik frenleme + kör nokta uyarı + şerit takip asistanı Türkiye'deki Mazda 6'da standart. Bunlar çok önemli güvenlik donanımları olduğu için bunu belirtmek istedim. BMW 3, 5 serileri ve E sınıfında bu standart değil. Yeni C sınıfında ise, çarpışma önleme asistanı standart, yani gelişmiş bir otomatik frenleme sistemi.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  9. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Gelelim sürüşe, hiçbirinizin ihtiyacı yok, hepiniz biliyorsunuz ama adettir yazalım.

    Performans; Mazda 6'nın performansı rakip 4'lü içinde en zayıf performansa sahip olan Mercedes E sınıfı seviyesinde. Yetersiz mi? Hayır, gayet de yeterli ama rakiplerin en performanslısı olan BMW 3 serisi ayrı bir ligde, bu kesin. Fren performansı her 5 araçta da harika.

    Tüketim; Mazda 6 tüketimi BMW 3 serisi ve Mercedes C sınıfı ile benzer seviyelerde. Ama Mazda 6'nın bu 2 araca da 100 kg kadar kilo avantajı olduğunu söyleyelim. Mercedes E sınıfı ve BMW 5 serisi ise 1.700 kg civarındaki ağırlıkları ile hiçbir şansa sahip değiller bu konuda.

    Konfor; Mazda 6 19' jantlarıyla şaşırtıcı bir sürüş konforuna sahip. Tam Premium sınıfa yakışır vaziyette. Buradaki araçların hiçbiri konforsuz değil ama Mazda 6 bunu 19 jantlar ile yapabilen tek model. Ama ne yazık ki, yol sesi çok fazla. Bu konuda rakip 4'lünün en kötüsü olan BMW 3 serisi bile daha iyi durumda. Diğerleri ayrı bir ligde.

    Yol tutuş; Bütün araçlar bu sınıfın gereği çok iyi yol tutuyor. Araçları limitlerine kadar zorlama şansım olmadı ama 4 arkadan itişli araç arasında Mazda 6 ben önden çekişliyim demiyor. Bu derece dengeli ve zevkli. Bu konuda en öne BMW 3 serisini, arkasına da Mazda 6'yı koyarım.

    Direksiyon; Ayrı bir pasaj açmak gereken bir konu. Bu konuda Mercedes modelleri çok yapay ve elektrikli direksiyonlarıyla direk eleniyorlar. BMW ise bir direksiyon sistemleri fenomeni, hele ki 3 serisi. Yönlendirmesi çok hassas ve keyifli, arada karar vermekte zorlanıyorum. Ama sonunda Mazda direksiyonu bence en iyisi. Çünkü en doğalı, en neti, en gerçek hislisi, yapaylığı en düşük olanı. Bravo Mazda...
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  10. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Ve son olarak yine özel bir pasaj açmak istedim.

    Şanzıman; Tanıyanlar bilir, ne CVT ne Çift Kavramalı şanzımanlar, en iyisini her zaman eski dost klasik tork konvertörlü otomatikler olduğunu düşündüm. Ama tabi ki, modernize edilmiş, verimliliği arttırılmış tork konvertörlüler. Bu şanzımanlar, CVT şanzımanların konforlu ama sürüş zevkinden uzak tren benzeri sürüş hissinden de, Çift Kavramalıların üretimi/bakımı pahalı, şehir içi dur/kalk'larda konforsuz ve sıkışık trafikte yoğun kullanımda arıza ihtimali yüksek yapısından da daha büyük avantajlar sunuyor bence... Bu konularda şanzıman tiplerinde daha ayrıntılı yazmıştım.

    Yine bu tip şanzımanların şu an için Dünya'da en iyilerinin de ZF yapımı 8 ileri BMW şanzımanı, Mercedes yapımı 7G-Tronic (ve yeni nesli 9G-Tronic) ve Mazda yapımı Skyactiv Drive şanzıman olduğunu da yoğunlukla yazdım.

    Bu 3 marka aracı da aynı gün, aynı rotada peş peşe test etme imkanım oldu. Ve teyid ederim ki, söylediğim doğrudur. Mazda Skyactiv Drive'ın sürüş karakteri, konforu, performansı anlamında, Dünya otomotiv magazininin en iyi olarak gördüğü ZF yapımı şanzımandan pek bir farkı yok. Daha iyi değil, daha kötü değil...

    2 noktada eleştirebiliriz Skyactiv Drive şanzımanı;

    1- Neden rakipler 7 ve 8 ileriyken, Mazda yepyeni şanzımanı 6 ileri dizayn etti? BMW ve Mercedes platformları arkadan itişli. Yani şanzımanı yerleştirmek içim 2 koltuk arası tünelde çok yer var. Oysa ki, Mazda önden çekişli bir platform. Yani önde motor yan yerleşimli ve şanzıman motor yanındaki boşluğa sığabilmeli, üstelik de ön dingilin önünde yer aldığı için olabildiğince de hafif olmalı, ağırlık dengesini bozmamak adına. Eğer BMW'nin ilk önden çekişli üretimi olan 2 Active Tourer aracına bakarsanız yine ZF yapımı 6 ileri kullandığını görüp, şaşıracaksınız...

    2- Mazda şanzımanı ani performans taleplerinde, yani gazlamalarda vites küçültmekte gecikiyor. Mazda 6 ve CX-5 modelinde ne yazık ki bu başarılı şanzımanı tüketimi düşürmek maksatlı böyle programlıyor. Aynı şanzımanın Mazda 3'teki programı ise bambaşka ve yıldırım gibi vites küçültüyor. Mazda'yı şanzıman konusunda da Premium teknolojiler kullandığı için tebrik ediyorum.

    Sonuç yorumunu yapmayarak, sözü size bırakıyorum. Sizce Mazda 6 Premium giriş sınıfı mı, orta sınıf mı?
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    naziii ve domestos bunu beğendi.
  11. faroz_52

    faroz_52 Aktif

    Kendimi çok özel hissettirdiğin için teşekkür ederim Mustafa abi...Bir solukta okudum...İşinin gücünün arasındaki boş zamanda başka şeylerlede meşgül olabilme ihtimalin varken...Zaman ayırıpta bizleri bilgilendirdiğin be bizleri önemsediğin için sonsuz teşekkürler...Mazda6 ileriki yıllarda almayı düşündüğüm bir araç ve kendimce kusursuz bulduğum bu aracı yakından inceleme fırsatım zaten olmadı şimdilik.Acaba dedim ben mi çok iyimserim yoksa araç hakikaten çok çok mu iyi?O yüzden mazda6 hakkında eleştirilerin ilerisi için bana ışık tuttu...Şimdi konu da tazeyken bir soru soralım...
    Mazda neden segment üzeri araç üretiyor?
    B segment ama c segmente yakın donanım ve kalite barındırıyor...
    C segment ama bu sınıfta hiçbir rakibinde bu donanım ve kalite yok diyoruz..
    D segment ama E segment e daha yakın bir e olmasada aşağı kalır yanı yok diyoruz...
    Mazda bunu neden yapıyor bu bir felsefe mi yoksa hedeflediği brşey mi var?
    E segment bir araç üretse demekki e standartlarının en üzerine çıkacak...
    :D
     
  12. chaos

    chaos Katılımcı

    Abi ellerine sağlık, mesai saatleri yazma böyle şeyler atacaklar bizi :)

    Orta sınıfta Mazda 6 bir yana diğerleri bir yana. Passat 15 senedir aynı, son versiyon fotolarına bakacak olursak daha bir 15 sene daha aynı kalacak gibi. Ne iç mekanda ne dış tasarımda 6'yla yan yana koymak bile manasız. Belki CC daha karşılaştırılabilir, içi tamamen Passat olmasına rağmen.

    İnsignia'nın makyajı bile kaç sene sürdü, kasası ne zaman değişecek bilemiyorum ama aracın dizaynında gözü rahatsız eden birşeyler var. Belki enine basıklık bilemiyorum oldukça rahatsız edici. Yeni 1.6 170'lik motor bile performans konusunda atmosferik 6'nın gerisinde, tüketime hiç girmeyelim etrafım sürekli ağlayan opel sahipleriyle dolu. Opelin ciddi bir gücü yere aktarma ve verimlilik sorunu var.

    Fransızları direk geçiyorum...

    Japon rakiplerine ise hiç girmek istemiyorum, Avensis ile Accord bariz bir biçimde 6'yı bırakın Fransız rakiplerinden bile geri kalmaya başladılar. Üzerlerindeki ölü toprağını ne zaman silkeyecekler merak içersindeyim. Halbuki 90'larda bu sınıfta Accord-Corona ve 626 harici kimseyi bilmezdik.

    Gelelim üst sınıf rakiplerine. Şimdi D sınıfında bu aracın premium rakipleri BMW 3, Mercedes C, Audi A4 ve belki Volvo S60 değil mi? Eğer sınıfları aracın boyutuna göre ayırıyorsak ki ilk kriter bence budur, yukarıdaki rakipler resmen bir alt ligde. Teknoloji ve mühendislik desek yine 6 önde, iç mekana gelince işçilik+kalite+dizayna topyekün bakacak olursak eski kasa olmasına rağmen Audi önde bence, ferahlık hissiyle beraber Mazda'yı 3 ve C'den bir adım önde görüyorum.

    Motor ve yürüyen aksamda, eğerki rakipleri ve Mazda 3 manuel satılsaydı kesinlikle Mazda 6 önde olurdu eminim. Otomatikler arasında DSG'yi direk eliyorum ve ZF bildiğimiz gibi en öne çıkıyor. Sonrasında Mercedesin şanzımanı ve 6 geliyor. Yeni C'yi test ettim, 6'yı da bir kaç kere. 2010 320d sürmüşlüğüm de var (6 ileri otomatik). Bunlar arasında en keyifli sürüş 6'ya aitti. Turbolu rakiplerinden de aman aman geri kalmıyor bence. Daha lineer bir sürüş hissi de artısı. Ama yeni 3.20i kağıt üzerinde bariz ötede, kullanmadım ama performansta ayrı bir ligde diyorlar.

    Çok uzatmamak gerekise Mazda 6 orta sınıf rakiplerinden üstün, premium orta sınıf rakipleriyle bir çok konuda rahatlıkla başa çıkar. Hatta ve hatta senin de yukarıda detaylı anlattığın şekilde neredeyse 5 ve E serisine bile bazı noktalarda efeleniyor diyelim:)

    Şu vergi sistemimimiz olmasa Mazda'nın heryerde övülen 2.5 skyactiv'i gelse ortalık bayağı bir karışır eminim. Makyajı bekliyorum, internette dolaşan fotolarda "Mazda 6 Big Change" yazan bir foto var:) Neymiş bu big change merak içerisindeyim. Bekleyelim görelim.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    domestos bunu beğendi.
  13. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Rica ederim Enes. Beğendiğine sevindim, bak Mazda 6'nın hiçbir kaynakta bu kadar cins bir kıyaslamasını ve testini bulamazsın, değerini bil yani.

    Mazda aslında bu bahsettiğin konuyu 2 ana sebeple yapıyor bence; öncelikle bulunduğu her sınıfta liderliği alıp, Premium hissiyatı vermek. Daha sonra da E sınıfı bir otomobil şu anki durumda üretemeyeceği için, her bir modelini 2 sınıfa da rakip yaparak, sınıflardaki üretim açığını kapatmak. Bu başlıkta konu Mazda 6 olduğu için, aslında D segmenti olan bu aracın, E araçlara da rakip olması hedefleniyor.

     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Eylül 2015
    domestos bunu beğendi.
  14. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Seninle zaten bir çok konuda hemfikir kalmıştık daha önce. Yazdıklarımız örtüşüyor zaten.

    Sanırım iç mekan ile ilgili vurguladığım eksikliklere de katılırsın.

     
    domestos bunu beğendi.
  15. Oğuzhan

    Oğuzhan Administrator Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    99 Astina GT 1.8 Sport
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya-Gümüş H
    Mustafa abi emeğine sağlık müthiş bir karşılaştırma olmuş. Zevkle okudum :)
     
  16. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Eline sağlık abi, bir yandan işle uğraşırken bir yandan okumaya çalıştım ve nihayetinde bitirdim. Mazda 6 yı, kıyasladığın rakiplere bakarak da ne durumda olduğunu az çok anladım. Ben de rakiplerinin CC, Mondeo, İnsigna, Accord, Avensis, vs sanmıştım ;D
     
  17. chaos

    chaos Katılımcı

    Abi aracın dışı o kadar güzel ki, beklentiler büyüyünce iç mekan gerçekten sönük kalıyor. Girince şöyle bir hmm diyorsun:) Konsolun alt kısımları ve kapı içleri maalesef premium havasında değil. Mazda 3'ün ekran çözünürlüğünü görünce ekran da sınıfta kalıyor. En büyük artısı iç mekanın 3 ve C serisi ile karşılaştırılamayacak kadar geniş olması. Bu ferahlık ve göze hoş gelen dizaynını da ekleyince totalde çok geri kalmıyor premium rakiplerinden.

    Biryerlerden okudum da, bahsettiğimiz "Big Change" iç mekanda olacak gibi. Fuar başlasada fotoları görsek biran önce.
     
    domestos bunu beğendi.
  18. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Üstad payesi bile hafif kalıyor... Emeklerine sağlık abi, iyi ki varsın... :)

    7 ileri 2 geri olayını bir sonraki mesajda anladım. Tabi doğru anladıysam. :D
     
  19. mtutun

    mtutun Üstad Üstad

    Bak şimdi, amir sen değil misin? Eğer üstad hafif geliyorsa, general felan yap! Ağanın eli tutulmaz...

     
  20. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    :D

    Abi o yorumu yaparken önce; "Mareşal" yazmıştım, fakat çok militarist olacak diye vazgeçmiştim...
     

Sayfayı Paylaş