Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Genetiği Değiştirilmiş (GDO) Yemlere İzin Verildi !!

Konu, 'Sağlık Yaşam' kısmında domestos tarafından paylaşıldı.

  1. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Genetiği değiştirilmiş (GDO) yemlerin ülkemize girmesine ve hayvanlara yem olarak yedirilmesine izin çıkmış... Bu konuda detaylı bilgisi olan arkadaşlar varsa bizleri aydınlatabilir mi?

    Bu durum ne demek oluyor?

    Yemleri tüketen hayvanlardan uzun vadede insanlara bu durum sirayet etmez mi?

    Ülkemizdeki yem potansiyeli yetersizse eğer bunun çözümüne gitmek yerine bu tarz ithal ve sağlıksız (bana göre) yöntemler neden tercih edilir?

    http://www.haberturk.com/gundem/haber/1149427-biyoguvenlik-kurulundan-gdolu-hayvan-yemine-izin
     
    Olgun ve Oğuzhan bunu beğendi.
  2. Güven

    Güven Katılımcı

    Araç Markası:
    2012 - Mazda 3 A/T
    Araç Renk ve Tip:
    Lacivert - Sedan
    Bunlar siyasi kararlar abi, çok sorgulamamak lazım
     
    domestos bunu beğendi.
  3. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    @domestos Veli abi öncelikle merhabalar.
    GDO = Genetiği değiştirilmiş Organizma diye tabir edilen, organik bileşenlerin (yen vs :) ) DNA yani Deoksiribo Nükleik Asit verileri ile oynanarak yeniden oluşturulan bir organizmadır...
    İşin Türkçe'si de şöyle; gübre ile sağlanan verimliliği DNA ile oynayarak ortaya koyuyorlar kaliteli diye tabir edilen yeni organizmayı... Gübrelemeye gerek kalmıyor çünkü öz direnci arttırılmış ürünler piyasaya çıkıyor ve haşere türevleri de saramıyor yeni organizmaya...
    Benim anladığım daha şişman armut, daha şişman kiraz...vs gibi ürünler ortaya çıkıyor DNS sı ile oynanarak... lezzet oranını bile değiştirebiliyorlar...
    Buna da ülkemizde izin çıkmış...
    Asıl sorum da şu benim?
    DNA sı oynanmış organizma bizim de DNA mıza etki edebilir mi?
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 8 Haziran 2016
    domestos bunu beğendi.
  4. infiniteblack

    infiniteblack Aktif

    Araç Markası:
    C200d amg
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz
    Bana kalırsa ilk önce hayvana sonra insana hasar bırakabilecek bir durum olabilir ama kesin,garanti bir durum değil ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacaktır . Zamanında etler , sütler bu suni yemin girmesiyle ne kadar tatsız lezzetsiz olduysa, gdo lular bana göre daha lezzetsiz olacak ve ahh nerde o suni yemle beslenen hayvanların lezzeti diyeceğiz

    zenfone 2
     
    domestos ve Olgun bunu beğendi.
  5. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    Ülkeler bu konuda biraz bilgi vermesi gerekiyor toplumlara... Hepimiz GDO hakkında çok yetersiz bilgiye sahibiz... Tarım ı güçlendirecek politikaları sanaayi politikalarına değişirsen bu sefer de sanaayide yapılan ürünleri böyle yemeye başlarsın...gibi bir durum var ortada... Sonumuz ne olur bilemiyorum ama devlet sırrı olan binbir bilgi ve uygulama var ülkelerde... Ama bize bir şey olmasa da bizden sonraki nesilin artık hap map yediğini düşünmeden edemiyorum. (bkz.Uzay besin kapsülleri)
     
    ezmocesteri ve domestos bunu beğendi.
  6. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Konuyu açma sebebim de bu soru temeline dayanıyor zaten Olgun... Ayrıca teşekkürler...

    Bu yemleri tüketen hayvanları neticede bizler de tüketeceğiz ve uzun vadede insan metabolizmasına nasıl bir etki yapacak?

    Biz günü kurtarmak adına; toplumun temeline dinamit mi koyuyoruz, yoksa çok faydalı bir iş mi yapmış oluyoruz??

    Öğrenmek istediğim nokta budur...

    Anladığım kadarıyla iyi bir şey değil, yani beterin de beteri olacak diyorsun Serkan... Tat tuz kalmayacaksa eğer, küçük küçük hap yapsınlar, yemek pişirme, tüketme, bulaşık yıkama derdinden ve masrafından da kurtarsınlar milleti o zaman... :D

    Siyasi karar olabilir, her yönetimin bir politikası olabilir buna saygım var ama, toplumun zararına hele ki; uzun vadede zararına olan bir uygulamayı veya tam tersi fazlaca yararına olan kararları bilmek temel hakkım... Toplumun da hakkı...

    Genel anlamda; bilinci az, araştırma ve okuma kültürü zayıf bir toplumuz, bu şekilde verilen kararları sorgulayıp öğrenmek her bireyin hakkı olmalı, benim düşüncelerim bunlar...
     
    Son düzenleme: 6 Kasım 2015
    infiniteblack ve Olgun bunu beğendi.
  7. Olgun

    Olgun Aktif

    Araç Markası:
    TOFAŞ-GARTAL
    Araç Renk ve Tip:
    BEYAZ/1995
    Evet abi şöyle bir durum var ortada, bizler küresel olarak ulusal ve uluslararası bir hareket durumuna geçmezsek zaten sonuç ortada... Hiroşimadan sonra insanların halleri gibi olma ihtimalimiz yok değil... Şu anda tarım yapmaya toprak bırakmıyoruz ve giderek de yok oluyor verimli toprak... (bkz. H.E.S in etkileri, tarımın yok oluşu) Verimli toprak yoksa yapay etler olur yapay meyveler olur... Daha sonra miğdemize gerek kalmaz bence... Küçücük bir miğdemiz olur. hap ile besleniriz... :)
    İşin özetinde bizler artık yapaylaşıyoruz abi. Bunu görüyorsun sen de... Ne eski oyuncaklar var ne eski yemekler ne de o eski yüzler... Herşey yapay oldu artık. Ben sorgulamıyorum bile. GDO lu beyinlerle ORGANİK yürümeyi öğrenmeye çalışacağız... Ben bu yüzden Kocaeli den Giresun a geldim temel olarak ... Kanser oranı tavan yaptı Marmara Bölgesinde abim. :(
     
    ezmocesteri ve domestos bunu beğendi.
  8. infiniteblack

    infiniteblack Aktif

    Araç Markası:
    C200d amg
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz
    Aslında ülkemizde verimli tarım alanı o kadar fazlaki (bu işin içinde olduğum için biliyorum) ama köylünün malesef ekecek parası yok ekse bile satabileceği meçhul bir alım garantisi yok , şehirdeki insanlar buna yeltenincede bu işten para kazanamıyor maliyetleri yüksek oluyor illaki köylüye nazaran , kısır döngüde gidiyor anlayacağınız , topraklarımızda atıl duruyor ne yazıkki , yem dediğimiz şey ,ot saman arpa buğday bunlar kurak topraklarda bile yetişebiliyorken biz niye ithal saman , yem alıyoruz anlamış değilim . İlkokulda derslerimizden hatırlarım Türkiye kendi kendine yetebilen nadir tarım ülkelerindendir diye , şimdi otu b.ku(gübreyi) dışarıdan alır olduk , yazık

    zenfone 2
     
    domestos ve Olgun bunu beğendi.
  9. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Coğrafi olarak mükemmel bir konuma sahip olan ülkemizde, bu tip haberleri okumak gerçekten üzücü.
     
    domestos ve Olgun bunu beğendi.
  10. hagakure

    hagakure Aktif

    Araç Markası:
    2004 Mazda 6
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya
    Dünya tarımı insanların ihtiyacına karşılık vermiyor denilerek genler ile oynanmaya başlandı,daha çok daha çabuk üretip daha çok kazanmak.Bizler de 15-20 yıl öncesi gibi yaz meyve sebzelerini yazın kış meyve sebzelerini yemiyoruz artık ,manava gittiğimizde istediğim zaman her şeyi buluyorum diyerek kış ortasında yaz meyvesini alıyoruz.

    Bizim ufaklık daha doğmamışken doktorumuz yiyecek içecek konusunda çok katı kurallar koymuştu ,ne istersen ye bir şey olmaz demedi "bir şey olmaz diyebilmek için çocuğun 20 li yaşlara geldiğinde yenen yiyeceklerin ne gibi bir sorunlara yol açtığı ancak görülebilir demişti.Şu anki araştırmalar doğrultusunda diye söze başlanır ama 20 yıl sonrası için kimse bir şey diyemez.

    Hadi GDO lu yiyecekler tüketmeyelim desek de hangi yiyeceğimiz sağlıklı ki ortada kalıveriyoruz,organik diye satılan ürünler Allah aşkına organik toprak mı kaldı ( yaklaşık 20 yıldır suni gübereler ile toprağın tüm yapısını değiştirdik).
     
    Olgun ve domestos bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş