Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Cennet Papağanım Rıfkım

Konu, 'Diğer' kısmında Mt53 tarafından paylaşıldı.

  1. Mt53

    Mt53 Katılımcı

    Arkadaşlar bu akşam benim minik dostumu yoldaşım olan cennet papağanım Rıfkı'yı kaybettim..Nedenini bilmiyorum ama bir daha canlı beslemem asla..bundan çok önce de yine çok sevdiğim bi papağanım vardı o da birdenbire kaybolmuştu köydeki evimizde..izine hiç rastlamadık..Bir daha beslermiyim bu tarz evcil hayvan vb.. Asla..Gerçekten çok kötü oluyor insan..
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  2. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Geçmiş olsun Mehmet...

    Bende; köpekleri çok severim, evimin bahçesi de müsait olmasına rağmen sırf bana veya ailemize bağımlı olacağı için beslemiyorum...

    Ben zaten onlara bağlanıyorum, senin de belirttiğin gibi ayrılık zor oluyor, üzülüyor insan...
     
  3. Mt53

    Mt53 Katılımcı

    Sağolasın abi..Kendimi çok suçluyorum son dönemde çok ilgilenemedim daha çok annem babama bıraktım burda ama onlar da zaten yaşlı insanlar anlamadılar ne derdi var neyi yok diye..ben de haftasonları anca gelebildim.. Valla vicdanım sızlıyor..dilsiz hayvan garibim kimbilir ne derdi vardı..ben de yakın zamanda yanlız kalmasın diye yanına bi eş alacaktım..kısmet değilmiş..
     
  4. ersinnsahin

    ersinnsahin Sessiz

    Cennet papağanları sosyal hayvanlardır asla tek tutulmamalı uzun süre evde yanlız bırakılmamalıdır. İki defa cennet papağanı besledim tek almıştım ve evlilik döneminde yoğunluktan koşturmacadan uzun süre ihmal ettim ve hayvan ilgisizlikten öldü. O kadar çok içim acımış kendimi suçlamıştım ki anlatamam.

    İki yıl sonra yine bir tane cennet papağanı aldık. Daha doğrusu eşim çok sevdiğimi bildiği için bana süpriz yapıp almıştı. İkimizde çalıştığımız için hayvancağız gündüzleri evde tek başına duruyor akşam geldiğimizde dünyalar onun oluyordu. Sabah peşimizden öyle bir öterdiki resmen hüzünlü sesler çıkarır beni bırakıp gitmeyin demek isterdi.

    Bilirsiniz cennet papağları muhabbet kuşu gibi 20-30 lirada değilki hemen bir eş alıp geleyim. O sıralar çokta borcum var 100-150 ayırıp eşte alamıyorum. Bu sefer kesin eş almam lazım yoksa bu da bunalımdan ölebilir.

    Nihayet parayı ayarlayıp buna eş alma vakti geldi. Eş alırken rastgele alıp eve getirmek yerine bizimkini petşopa götürüp kendisinin beğendiği anlaştığı kuşu almaya karar verdim. Yalan olmasın yanlış hatırlamıyorsam tam 3 tane kuşçu gezmiştim.

    En sonunda bizim kuş bir tane beğendi anlaştı ve ikisini alıp evimize döndük. Evimize döndük dönmesine ama bunların anlaşması sadece bir gün sürdü. Bizimkisi diğerini öldüresiye dövüyordu. Baktım olacak gibi değil bunları iki ayrı kafeste tuttum. Ayırıncada birbirlerini istiyorlar, birleştirince de bizimki yine ölümüne diğerine saldırıyordu. Meğer bu kuşlarda yuvayı sahiplenme varmış iş işten geçtikten sonra eş almakta fayda etmiyormuş.

    Artık iki kafesle ilgilenmek da çok yorucu olmaya başlayınca kuşlarla vedalaşma vaktimizin geldiğini anladık ama ayrılmak o kadar kolay olmuyordu.

    Uzun süre düşünüp kimsenin bu kuşlara bizim kadar iyi bakamayacağına karar verdik. Çünkü biz gerçekten de bu minik dostlarımıza çok iyi bakıyorduk.

    Sonra vicdan yapmaya, keşke bu kuşlar ana vatanlarından koparılıp buralarda kafeslerde tıkalı halde satılmasalardı da özgürce uçabilselerdi demeye başladık.

    Evet aslında olması gerekende buydu aslında. Biz bir iki hayvan seveceğiz diye bu canların özgürlüğünden ediyorduk.

    Bizim için artık tek çare vardı o da kuşları ÖZGÜRLÜKLERİNE BIRAKMAK.

    Fakat herşey o kadar kolay değil. Bu minik kuşları İstanbulda serbest bırakırsak ya büyük bir kuş tarafından saldırıya uğrarlar yada açlıktan, savunmasızlıktan ölürlerdi. Yani kaş yapayım derken göz çıkarabilirdik.

    Ve elime telefonu aldığım gibi Darıca Hayvanat Bahçesini arayıp tropikal bir kuş olduğu için cennet papağanını bağış olarak kabul edip edemeyeceklerini sordum. Onlardan edebileceklerini söylediler. Artık dünyalar bizimdi çünkü orada herşey kendi doğalarına göre dizay edilmişti.

    Gittik kuşları teslim ettik, zor bir ayrılık oldu ama en azından mutlu olacaklarından emindik. İki hafta karantina altında tutulduktan sonra bizimkileri kendi cinslerinin bulunduğu kısıma koydular. Biz bir ay sonra kuşlarımızı görmeye gittik birini seçemesekte diğerini tanıdık ve inanırmısınız ismini söylediğimizde tepki verip bize en yakın noktaya gelip kondu. Bize bakındı artık çok mutlu olduğu her halinden belliydi ve sonrasında diğer kuşların arasında kayboldu.

    Özetle bu saatten sonra çok istesemde eve hayvan almaya karşıyım. Bireyler olarak biz talep ettikçe bu kuşlar özgürlüklerinden olmaya devam edecek. Oysaki kimse bu kuşları satın almasa petşoplarda getirip satamayacak.

    Petşoplardan alınması gerek hayvanlar sadece cins kedi ve cins köpeklerdir çünkü onlar sokaklarda yapamaz ve ölürler.

    Şuan bir köpek veya kedi alacak olsam ilk uğrayacağım yerde petşop değil hayvan barınakları olurdu.

    Uzun oldu, sonuna kadar okuyanlara teşekkür ederim.
     
  5. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Uzun olmasına sevindim, zevkle okudum... Cennet papağanı hakkında bilgi edinmemi sağladın teşekkürler...
     
  6. ktaskan

    ktaskan Aktif

    Araç Markası:
    2014 Mazda 3 Power
    Araç Renk ve Tip:
    Sedefli İnci Beyaz
    Bizdede bir zananlar vardi cennet papagani. Abim taaaa Kıbrıs'dan getirmisti. En kucuk kardesimiz gibi ilgilendik onunla. Evden en son cikan kapiyi kapattigi an ağlar gibi bagariyordu. Anladik ki bizde o zaman tek olmaya gelmiyor bu kuslar. Gittigimiz heryere goturduk. Bir zaman cok hircinlasti. Disiydi. Ciftlesme zamani boyle yaparlarmis. Düzgün papagan bulamayinca abim bir kuscuya birakalim ciftlesme durumlari gectikten sonra geri aliriz dedi. Verdik keske vermeseydik. Kuscuda yangin cikti bizim papaganda gitti :( o zamandan beri bizde birsey almadik. 2 yil bizimleydi cok uzdu bu olay.
     
  7. Mt53

    Mt53 Katılımcı

    Hocam çok doğru bilgiler vermişsin ve çok doğru demişsin..Bu türün bakımı hakkında bilgim vardı ve köydeyken yeterince ilgilenebilyordum ama bulunduğum yere yerleştikten sonra ve annem babamlarıda kışın yanıma aldıktan sonra kuş ta geldi haliyle..burda işten güçten pek ilgilenemedim..bizimkiler de köydeki kadar ilgilenemediler yanlız kaldı hayvan. Ben de bi eş almayı düşünuyordum ama olmadı..Dediklerine tamamen katılıyorum..En güzeli doğal ortamları..Hapsediyoruz resmen hayvancağızları..İnanın dünden beri vicdanım sızlıyor..Garibim bizden başka kimi vardı ki biz de öyle yanlız bıraktık..
    Kerim gerçekten kötü oluyor insan..en güzeli hiç almamak hiç beslememek
     
  8. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Toprağı bol olsun diyelim Mehmet bey.

    İnsan alışınca ailenin bir parçası oluyor gerçekten.

    Benim de kedim vardı, yazlık dönüşü arabadan bahçeye kaçtı, gidiş o gidiş, bulamadık daha. Dönmedi de. Uzun süre unutamadık. Yavruyken sokokta bulmuştuk zaten, demekki sokakları özledi.

    Hayalimde Van veya Ankara kedisi yavrusu beslemek var, bakalım kısmet olursa..
     
  9. Mt53

    Mt53 Katılımcı

    Sağolasınız..Evet alışıyor insan ve aileden biri gibi oluyorlar..Üzüldüm sizin adınıza da..Olduğum şehirde öylesine bir yere gömmeye içim el vermedi..büyük bi kutunun içine toprak doldurup oraya defnettim..köye giderken onu da öyle götürecem ve köydeki evin etrafında öylece gömeceğim..içim el vermedi köyden başka yerde olmasına..
     
  10. ersinnsahin

    ersinnsahin Sessiz

    Hocam ankara ve van kedisi seviyorsanız iran kedilerinide seversiniz diye düşünüyorum. Niyetlenirseniz onlarada bakabilirsiniz.
     
  11. Oğuzhan

    Oğuzhan Administrator Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    99 Astina GT 1.8 Sport
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya-Gümüş H
    Kuşlar çok narin hayvanlar bende 3 tane muhabbet kuşunu kaybetmiş biri olarak kendimde hayvan besleme sorumluluğunun olmadığına kanaat getirdim. Kendi doğal ortamlarında kalmalı bu hayvanlar.
     
  12. ezmocesteri

    ezmocesteri Moderatör

    Araç Markası:
    2013 - Mazda 3 Dizel
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz Sedan İmp.
    Geçmiş olsun Memo, özgürlük isteyen hayvanları artık besleme en iyisi bu, hatırlıyorsun benim Duman ı, ondan sonra bir daha hayvan beslemedim farkindaysan , ki özgürlüğü kısıtlanmış bir hayvan olmamasına rağmen, kaybedince insan çöküyor. Hala aklımda 10 yıl oldu, en iyisi beslememek böyle daha mutluyum.
     
  13. Mt53

    Mt53 Katılımcı

    Aynen kardeşim..Kendim ilgilenemedim son dönemde yeterince koşturmalardan dolayı..bizimkiler de köydeki gibi ilgilenemediler..daha hayatta beslemem dediğim gibi
    Hee yaa hey gidi Duman son günlerinde nasıl pozlar vermişti bizle.. sanki öleceğini hissetmiş gibi
     
  14. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Yassı yüzlü olan değil mi? Onlar da çok sevimli. Neden İran yani?
     
  15. selmazda

    selmazda Katılımcı

    İyi fikir neden olmasın,köyde doğal ortamda daha iyi olur.

    Bu arada resimleri yeni gördüm, farklı bir papağanmış..
     
  16. ersinnsahin

    ersinnsahin Sessiz

    Okadarını bilmiyorum, seveceğinizi düşündüm :)
     
  17. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Anladım, teşekkürler. Bir tanıdığımda vardı top gibi duvardan duvara atıyordu, gıkı çıkmıyordu zavallının :) Çok sevimliler, ama ben çok cins olan bir gözü mavi bir gözü yeşil ve bembeyaz olan van kedisini daha çok istiyorum, yüzme de biliyorlar.

     
  18. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Gölden dolayı yüzmeyi öğrenmişlerdir abi... :p Hani yanlışlıkla patilerimiz kayar düşersek diye... :D
     
  19. selmazda

    selmazda Katılımcı

    Gölden dolayı mı, yoksa yaradılıştan mı bilmiyorum artık, ama artı bir avantaj yüzme bilmek. Kediler suyu pek sevmez bilirsiniz. :)

     
  20. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    Van kedisine yüzme modu yüklü geliyor o zaman... :D
     

Sayfayı Paylaş