Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Anadol'un Çok Bilinmeyen Yönleri

Konu, 'Otomotiv Genel Bilgiler' kısmında aurora tarafından paylaşıldı.

  1. aurora

    aurora (Can)

    Araç Markası:
    1992 - Mazda 626
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz - Sedan
    Abi bu hikaye de çok ilginç. Bak hatırladığım kadarıyla anlatayım.

    Anadol piyasaya sürüldükten sonra kaportasının fiberglas olması, en azından metal olmaması ve herhangi bir çarpmada kırılması üzerine eleştiriler gelmeye başlamış. Tam da bu sıralar hani şu yerli üretimleri aşağılayan mandacı zihniyete sahip bir köşe yazarı, o günkü yazısında sanayide bir Anadol çamurluğunun tamir için askıda beklediği sırada keçiler tarafından yendiğini görmüş olduğunu yazar. Vehbi Koç geç saate kadar yatmayıp tüm gazetelere göz atarken bu haberi görür ve bir hışımla Bernar Nahum'u arar. (ki kendisi aslında Anadol'un babasıdır, aynı zamanda yahudidir. Bunu din ayrımı için söylemiyorum.) Bernar Nahum'u telefonda oldukça sinirli şekilde adabıyla iyice haşlar. Bernar Nahum'dan çıt yoktur. Koç söyleyeceklerini sonuna kadar söyler ve Nahum'un susmasına daha da sinirlenir. Bernar Nahum sözü alır ve sadece şunu söyler; ''Anadol'un çamurluğu yok ki.'' Bunun üzerine Vehbi Koç tabir-i caizse dumur olur. Bernar Nahum devam eder; ''Anadol yekpare gövdeye sahiptir ve gövdesinde diğer arabalar gibi çıkarılıp takılacak çamurluk gibi bir parça yoktur. Dolayısıyla o köşe yazarının bir Anadol çamurluğunu gövdesinden ayrı olarak görmesi imkansızdır. Eğer Anadol'un çamurluğu kırıldıysa, gövde üzerinde herhangi bir şey çıkarılmadan işlem yapılır.'' Vehbi Koç bu cümlelerle sakinleşir ve yazılanın yalan olduğu kanaatine varır. Fakat milletin ağzı torba olmadığından ve bizim halkta mantık da pek bulunmadığından bu durum efsaneleşir ve dalga konusu olur.

    Aşağıdaki kitabı öneririm.

    http://www.dr.com.tr/Kitap/Anadolun...000000371069?gclid=CK7Z9qfnjM0CFUko0wodCfMIEA

    İçinde bir otomobilden ziyade, bir hayalin yıllarca nasıl peşinde koşulduğunu, hangi zorluklarla karşılaşıldığını, Bernar Nahum'un zekasını, ABD'ye kadar gidip kapıdan nasıl kovulduğunu, Adnan Menderes'in II Henry Ford'a yazdığı mektubu ve sayamayacağım bir çok şeyi öğrenebilirsiniz. Bir kaç anektod paylaşmak isterim;

    - Anadol'un direksiyonu şoför camına doğru meyillidir. O dönem Türk şoförler sol kolunu cama dayadıkları için bu şekilde yapılmıştır.

    - Anadol'un şasesi, aynı zamanda kamyonet olarak da kullanılacak şekilde dizayn edilmiştir. Fikir Vehbi Koç'tan, eğer otomobil olarak pek değer görmezse ve ekonomik kriz yaşanırsa büyük kamyonların satışı azalacağı için Anadol kamyonete çevrilerek kriz anında satılabilirdi.

    - Anadol yapı itibariyle üretimden sonra kuruması için günlerce güneş altında bekletilir. Anadol'un sağlamlığı konusunda çıkan bir tartışmada çalışanlardan biri dışarıda kurumaya bırakılmış Anadol'un birine doğru bıçakla koşar ve Anadol'u resmen(!) bıçaklar. Halbuki ileriki zamanlarda fiberglas daha hafif ve ince şekilde yapılacaktır.

    - II Henry Ford, Vehbi Koç ve Bernar Nahum asansördeyken Henry Ford asansörü yanlış kata çıkarır. Sonra yanındakilere gülerek şöyle der; '' Bir asansörü bile idare edemeyen birinin koskoca şirketi nasıl idare ettiğini ben de merak ediyorum.''

    - O dönem Anadol'u yurtiçi ve yurtdışı piyasasında kanıtlamak için özel üretilen STC16 ile Ege'den başlayıp Yunanistan'da biten bir ralliye 4 adet Anadol katılır. 2 tanesi 1. ve 3. gelir. Sanıyorum o yarışa katılan araçlar şimdi Koç Müzesi'ndedir. Ya da diğer üretilenlerden.

    http://geziyorum.net/rahmi-koc-muzesi-klasik-arabalar/

    - Ford Taunus ve Renault 9 gibi araçlar daha modern olarak Türk piyasasına girdiğinde Anadol için kriz çanları çalmaya başlar. Düşen satışlarla birlikte Anadol görsel revizyona girer fakat tasarım için yeterli para da yoktur. O dönem mühendislerden biri bir tartışma sırasında Transit'in arka farını alıp Anadol'a koşmaya başlar. Anadol'un arkasına geçer ve Transit'de dikey duran arka farı Anadol'da yatay tutar. Bunun üzerine revizyon sonrası Transit'in arka farı Anadol'da da kullanılmaya başlanır.

    Kafanızı şişirdiysem affola. Anadol hikayesi bana bir arabadan çok daha fazlasını ifade eder. Öyle ki, Devrim arabaları (bence) Anadol'un yanında sinek ısırığıdır.
     
    Oğuzhan, Murat, bayraktar ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  2. domestos

    domestos (Veli Azak) Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    Mazda 626 GF 1998 AT
    Araç Renk ve Tip:
    Beyaz-Sedan
    @aurora Bu güzel bilgilerin konu aralığında kaybolmasına gönlüm razı olmadı, bende başlı başına konu yaptım. Harika bilgiler, okurken hiç bitmesin istedim. Tavsiye ettiğin kitabı da ilk fırsatta okumak isterim.

    Teşekkürler. :)
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 8 Haziran 2016
    bayraktar ve ezmocesteri bunu beğendi.
  3. Oğuzhan

    Oğuzhan Administrator Yetkili Kişi

    Araç Markası:
    99 Astina GT 1.8 Sport
    Araç Renk ve Tip:
    Şampanya-Gümüş H
    Bilgiler için teşekkürler @aurora :)
     

Sayfayı Paylaş